Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/6368 K.2011/7194
Özet: Uyuşmazlık konusu: Sanığın mahkumiyetine ilişkin temyiz süresinin başlangıcı ve eski hale getirme talebinin kabulü; Mahkemenin sonucu: Temyiz itirazları kabul edilerek, sanığın mahkumiyet kararının 25.05.2011 tarihinde oybirliğiyle bozulması.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
20.07.2010 tarihinde "tefhim ve tebliğden itibaren.." temyiz süresinin başlayacağı belirtilmek suretiyle temyiz süresinin başlangıcı konusunda sanık yanıltılmış olup, bu durum 5271 sayılı CMK'nın 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedeni teşkil edeceğinden ve bu durumda yasa yolu süresinin işlemeey başlayacağından söz edilemeyeceğinden, sanık müdafiinin 21.12.2010 tarihli eski hale getirme ve temyiz talebi kabul edilerek, temyiz itirazlarının incelemesinde;
5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinde sanıklar için hükmün açıklanmasının geri bırakılması imkanı getirilmiştir. Objektif ve subjektif koşulları olan düzenlemeye göre cezaya ilişkin olanı, mahkemece belirlenen cezanın en çok 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası olmasıdır. Olayımızda bu koşulun gerçekleştiği anlaşılmıştır. Fail bakımından aranın diğer koşulları ise; daha önceden kasıtlı bir suç işlememiş bulunması, yeniden suç işlemeyeceği konusunda kanaat gelmiş bulunması, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları itibariyle bir cezaya hükmedilmesine gerek görülmemesi ve mağdurun veya kamunun uğradığı zararın tamamen giderilmesinden ibarettir. Yasa maddesinde belirtilen bu koşuların oluşup oluşmadığı ve bu hükmün uygulanıp uygulanmayacağı hakim tarafından her olayda değerlendirilip denetime imkan sağlayacak biçimde kararda gösterilmesi gerekmektedir.
Somut olayımızda objektif koşul olan sabıka durumuna ilişkin olarak adli sicilden silinme koşullarının gerçekleştiği gözetilerek, kararda 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde faile ilişkin olarak öngörülen şartlardan hangisinin ya da hangilerinin oluşmadığına dair mahkemece denetime imkan verecek şekilde bir değerlendirme yapılıp hükmün gerekçesinde gösterilmeden sadece "neden ve koşulları bulunmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına" şeklinde yetersiz gerekçeyle hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 25.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
20.07.2010 tarihinde "tefhim ve tebliğden itibaren.." temyiz süresinin başlayacağı belirtilmek suretiyle temyiz süresinin başlangıcı konusunda sanık yanıltılmış olup, bu durum 5271 sayılı CMK'nın 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedeni teşkil edeceğinden ve bu durumda yasa yolu süresinin işlemeey başlayacağından söz edilemeyeceğinden, sanık müdafiinin 21.12.2010 tarihli eski hale getirme ve temyiz talebi kabul edilerek, temyiz itirazlarının incelemesinde;
5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinde sanıklar için hükmün açıklanmasının geri bırakılması imkanı getirilmiştir. Objektif ve subjektif koşulları olan düzenlemeye göre cezaya ilişkin olanı, mahkemece belirlenen cezanın en çok 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası olmasıdır. Olayımızda bu koşulun gerçekleştiği anlaşılmıştır. Fail bakımından aranın diğer koşulları ise; daha önceden kasıtlı bir suç işlememiş bulunması, yeniden suç işlemeyeceği konusunda kanaat gelmiş bulunması, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları itibariyle bir cezaya hükmedilmesine gerek görülmemesi ve mağdurun veya kamunun uğradığı zararın tamamen giderilmesinden ibarettir. Yasa maddesinde belirtilen bu koşuların oluşup oluşmadığı ve bu hükmün uygulanıp uygulanmayacağı hakim tarafından her olayda değerlendirilip denetime imkan sağlayacak biçimde kararda gösterilmesi gerekmektedir.
Somut olayımızda objektif koşul olan sabıka durumuna ilişkin olarak adli sicilden silinme koşullarının gerçekleştiği gözetilerek, kararda 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde faile ilişkin olarak öngörülen şartlardan hangisinin ya da hangilerinin oluşmadığına dair mahkemece denetime imkan verecek şekilde bir değerlendirme yapılıp hükmün gerekçesinde gösterilmeden sadece "neden ve koşulları bulunmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına" şeklinde yetersiz gerekçeyle hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 25.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.