‹ Ana sayfa
Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/38576 K.2012/4096

Esas No: 2011/38576 · Karar No: 2012/4096 · Karar Tarihi: 08.02.2012
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu, Yaralama suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5 maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve 3 yıllık denetim süresi getirilmesi talebidir. (2) Mahkeme, kanun yararına bozma kararına direnilemeyeceğini belirterek Bakırköy 3.Çocuk Mahkemesinin 10.09.2009 tarihli kararının 5271 sayılı CMK’nun 309/5 maddesine göre bozulmasına ve dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiyine gönderilmesine karar verdi.
Yaralama suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda, 271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8.fıkrası uyarınca 3 yıllık denetim süresi getirilmesine ve yükümlülüklere hükmedilmesine yer olmadığına dair Bakırköy 3.Çocuk Mahkemesinin 06.05.2008 tarihli ve 2007/35 esas,2008/615 sayılı kararının Yargıtay 2.Ceza Dairesinin 23.02.2009 tarihli ve 2009/5464-8025 sayılı ilamıyla kanun yararına bozulmasını müteakip yapılan yargılama neticesinde 5271 sayılı Kanunun 231.madde uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8.fıkrası uyarınca 3 yıllık denetim süresi getirilmesine ve yükümlülüklere hükmedilmesine yer olmadığına ilişkin aynı mahkemenin 10.09.2009 tarihli ve 2009/151 esas, 2009/348 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 15.06.2011 tarih ve 2011/7904-34325 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 29.06.2011 tarih ve 2011/233671 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi.

Mezkur ihbarnamede;
Bakırköy 3.Çocuk Mahkemesinin 10.09.2009 tarihli ara kararıyla bozma kararına direnilmesine karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309/5.maddesi uyarınca kanun yararına bozma üzerine verilen bozma kararlarına karşı direnilemeyeceği değerlendirilerek yapılan incelemede,
Önceki düşünceye uygun olarak, benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 2.Ceza Dairesinin 24.09.2008 tarihli ve 2008/22700 esas, 2008/14606 sayılı ilamında belirtildiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5.maddesinde yer alan “sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonucunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir” şeklindeki düzenleme karşısında, sanık hakkında öncelikle suçun sabit olması halinde ceza hükmü kurulması gerektiği nazara alınmadan, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.

Gereği görüşülüp düşünüldü:
5271 sayılı CMK’nun 309/5.maddesinde kanun yararına bozma kararına direnilemeyeceğinin açıkça belirtilmesi karşısında, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen hususlar yerinde görüldüğünden, Bakırköy 3.Çocuk Mahkemesinin 10.09.2009 tarih ve 2009/151 Esas, 2009/348 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesinin 4.fıkrasının (a) bendi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?