Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/2408 K.2011/6174
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların kasten yaralama suçundan mahkumiyetine ilişkin temyiz dilekçelerinin incelenmesi ve ilgili hükümlerin açıklanmasının geri bırakılması konusundaki eksiklikler üzerineydi; Mahkeme, CMK 305. maddesi gereğince temyizi mümkün olmadığını, 231/12. maddesiyle itiraz yolunun açık olduğunu belirterek kararın temyiz kabiliyeti olmadığını ve dosyanın mahalline iadesi gerektiğini hükmetti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanıkların mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Sanık ... hakkında kasten yaralama suçu yönünden kurulan hükmün yapılan temyiz incelemesinde,
Tayin olunan cezanın karar tarihindeki miktar ve türü itibariyle hükmün CMUK.un 305. maddesi gereğince temyizi mümkün olmadığından sanık müdafiinin temyiz isteğinin aynı yasanın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2-Hükmün açıklanmasını geri bırakılması kapsamında kalan hükümlerin yapılan temyiz incelemesinde,
CMK'un 231/12. maddesi gereğince "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir" hükmü gereğince kararın temyiz kabiliyeti olmadığından ve ancak itiraz yolu açık bulunduğundan itiraz merciince karar verilmek üzere dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
3-Temyiz dilekçesinin kapsamına göre ... ve ...'ın karşılıklı birbirlerini yaralamaları ile ilgili hükümlerin incelenmesinde;
a)5271 sayılı CMK'nın 237. ve mütakip maddelerine göre kamu davasına katılma istemi yazılı olduğu gibi sözlü başvurunun duruşma tutanağına geçirilmesi ve mahkemece davaya katılmak istenip istenmediğinin sorulması ile mümkün olduğundan, mahkeme tarafından davaya katılma konusunda bir karar verimesi gerekmekte olup, somut olayımızda; şikayetçi olması karşısında 5271 sayılı CMK'nun 238. maddesi uyarınca şikayetçiye davaya katılmak isteyip istemidiği sorulmadan yargılamaya devamla karar verilmesi,
b) Kabule göre;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumuna ilişkin uygulama esasları ve koşullarının belirlendiği Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih, 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı kararında "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesinde zarar yönünden, kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği" görüşünün benimsenmesi dikkate alınarak mahkeme tarafından mağdurda meydana gelen zarar, kanaat verici ve basit bir araştırma ile saptanıp, sanıktan tespit edilen bu zararı giderip gidermeyeceği sorulup, diğer koşullarında mevcudiyeti halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla ilgili olarak bir karar verilmesi gerekirken, belirtilen eksiklikler yerine getirilmeden ve denetime imkan verecek şekilde değerlendirme yapılmadan "zarar görenlerin çalışamamaktan dolayı oluşan ve mahkemece de var olduğu kabul edilen maddi zararlar giderilmediğinden CMK.nun 231/6-c madde ve fıkrasındaki şart oluşmadığından" gerekçesiyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, müşteki sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün sair yönleri incelenmeksizin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 09.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanıkların mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Sanık ... hakkında kasten yaralama suçu yönünden kurulan hükmün yapılan temyiz incelemesinde,
Tayin olunan cezanın karar tarihindeki miktar ve türü itibariyle hükmün CMUK.un 305. maddesi gereğince temyizi mümkün olmadığından sanık müdafiinin temyiz isteğinin aynı yasanın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2-Hükmün açıklanmasını geri bırakılması kapsamında kalan hükümlerin yapılan temyiz incelemesinde,
CMK'un 231/12. maddesi gereğince "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir" hükmü gereğince kararın temyiz kabiliyeti olmadığından ve ancak itiraz yolu açık bulunduğundan itiraz merciince karar verilmek üzere dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
3-Temyiz dilekçesinin kapsamına göre ... ve ...'ın karşılıklı birbirlerini yaralamaları ile ilgili hükümlerin incelenmesinde;
a)5271 sayılı CMK'nın 237. ve mütakip maddelerine göre kamu davasına katılma istemi yazılı olduğu gibi sözlü başvurunun duruşma tutanağına geçirilmesi ve mahkemece davaya katılmak istenip istenmediğinin sorulması ile mümkün olduğundan, mahkeme tarafından davaya katılma konusunda bir karar verimesi gerekmekte olup, somut olayımızda; şikayetçi olması karşısında 5271 sayılı CMK'nun 238. maddesi uyarınca şikayetçiye davaya katılmak isteyip istemidiği sorulmadan yargılamaya devamla karar verilmesi,
b) Kabule göre;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumuna ilişkin uygulama esasları ve koşullarının belirlendiği Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih, 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı kararında "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesinde zarar yönünden, kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği" görüşünün benimsenmesi dikkate alınarak mahkeme tarafından mağdurda meydana gelen zarar, kanaat verici ve basit bir araştırma ile saptanıp, sanıktan tespit edilen bu zararı giderip gidermeyeceği sorulup, diğer koşullarında mevcudiyeti halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla ilgili olarak bir karar verilmesi gerekirken, belirtilen eksiklikler yerine getirilmeden ve denetime imkan verecek şekilde değerlendirme yapılmadan "zarar görenlerin çalışamamaktan dolayı oluşan ve mahkemece de var olduğu kabul edilen maddi zararlar giderilmediğinden CMK.nun 231/6-c madde ve fıkrasındaki şart oluşmadığından" gerekçesiyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, müşteki sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün sair yönleri incelenmeksizin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 09.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.