Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/1986 K.2012/44409
**MAHKEMESİ:**Çocuk Mahkemesi
**HÜKÜM:** Mahkumiyetlerine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Mağdur ...'ın Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğünden alınan raporunda sağ frontal sinüs dış lamina çökme kırığı şeklinde yaralanmadan bahsedilmesine, mağdur beyanında, sanık ...'un kendisine yumrukla vurduğunu, sanık ...'ın da kendisine saldırdığını, her iki sanığın birlikte vurduklarını belirtmesine, mağdurda oluşan kırığın hangi sanık tarafından meydana getirildiğinin açıklığa kavuşmaması karşısında, mağdurdan ayrıntılı olarak sanıkların hangisi tarafından ne şekilde yaralandığı, kırığın hangi sanık tarafından meydana getirildiğinin açıklattırılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Koşullu bir düşme nedeni olarak 5271 sayılı CMK'nin 231/6. maddesindeki objektif koşulların varlığı halinde, kişiselleştirmeye yönelik olarak 5237 sayılı TCK'nin 50. ve 51. maddeleriyle ilgili yapılacak değerlendirmeden önce hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının değerlendirmesinin yapılması, olumsuz bir sonuca ulaşıldığı takdirde kişiselleştirmeye yönelik hükümler yönünden bir değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden hapis cezasının TCK'nin 52. maddesi ile adli para cezasına çevrilmesinden sonra bu durumun CMK'nin 231/5. maddesine göre engel teşkil edeceği gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3) Daha önce kasıtlı suçtan üç aydan fazla hapis cezasına mahkumiyetleri bulunmayan sanıkların, yargılama sürecinde gösterdikleri pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işleyip işlemeyecekleri hususunda kanaat oluşup oluşmadığı nazara alınarak karar verilmesinin gerektiği gözetilmeden “çocuğa verilen hapis cezasının zorunlu da olsa seçenek yaptırımlara çevrilmiş olması nedeniyle” şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile 5237 sayılı TCK'nin 51. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4) Ayrıca sanık ... hakkında;
a) Sanık hakkında bir tek yaralama fiilinden dolayı dava açılmış olup, yaralama eyleminin icrası sırasında birden fazla hareket bulunsa dahi fiilin tekliğini değiştirmeyeceği gözetilmeden sanığın bıçakla bacağından yaralamaktan ve ayrıca kemik kırığına neden olacak şekilde yaralamaktan 2 ayrı hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini,
Kabule göre ise;
b) İddianame içeriğine göre sanık hakkında bıçakla kasten yaralama suçundan açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde bıçakla kasten yaralama suçundan mahkumiyetine dair hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 225/1. maddesine aykırı davranılması,
c) Suç tarihi itibariyle 18 yaşından küçük ve sabıkasız olduğu anlaşılan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/2. maddesindeki seçenekli cezalardan hapis cezası tercih edildikten sonra, bu cezanın TCK'nin 50/3. maddesi uyarınca TCK'nin 50/1. maddesinde belirtilen kısa süreli hapis cezasına uygulanacak seçenek yaptırımlara çevrilirken cezanın TCK'nin 50/2. maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmeyip, TCK'nin 50/1. maddesindeki diğer yaptırımlardan birisine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş sanıklar müdafiinin ve O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
**HÜKÜM:** Mahkumiyetlerine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Mağdur ...'ın Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğünden alınan raporunda sağ frontal sinüs dış lamina çökme kırığı şeklinde yaralanmadan bahsedilmesine, mağdur beyanında, sanık ...'un kendisine yumrukla vurduğunu, sanık ...'ın da kendisine saldırdığını, her iki sanığın birlikte vurduklarını belirtmesine, mağdurda oluşan kırığın hangi sanık tarafından meydana getirildiğinin açıklığa kavuşmaması karşısında, mağdurdan ayrıntılı olarak sanıkların hangisi tarafından ne şekilde yaralandığı, kırığın hangi sanık tarafından meydana getirildiğinin açıklattırılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Koşullu bir düşme nedeni olarak 5271 sayılı CMK'nin 231/6. maddesindeki objektif koşulların varlığı halinde, kişiselleştirmeye yönelik olarak 5237 sayılı TCK'nin 50. ve 51. maddeleriyle ilgili yapılacak değerlendirmeden önce hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının değerlendirmesinin yapılması, olumsuz bir sonuca ulaşıldığı takdirde kişiselleştirmeye yönelik hükümler yönünden bir değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden hapis cezasının TCK'nin 52. maddesi ile adli para cezasına çevrilmesinden sonra bu durumun CMK'nin 231/5. maddesine göre engel teşkil edeceği gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3) Daha önce kasıtlı suçtan üç aydan fazla hapis cezasına mahkumiyetleri bulunmayan sanıkların, yargılama sürecinde gösterdikleri pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işleyip işlemeyecekleri hususunda kanaat oluşup oluşmadığı nazara alınarak karar verilmesinin gerektiği gözetilmeden “çocuğa verilen hapis cezasının zorunlu da olsa seçenek yaptırımlara çevrilmiş olması nedeniyle” şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile 5237 sayılı TCK'nin 51. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4) Ayrıca sanık ... hakkında;
a) Sanık hakkında bir tek yaralama fiilinden dolayı dava açılmış olup, yaralama eyleminin icrası sırasında birden fazla hareket bulunsa dahi fiilin tekliğini değiştirmeyeceği gözetilmeden sanığın bıçakla bacağından yaralamaktan ve ayrıca kemik kırığına neden olacak şekilde yaralamaktan 2 ayrı hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini,
Kabule göre ise;
b) İddianame içeriğine göre sanık hakkında bıçakla kasten yaralama suçundan açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde bıçakla kasten yaralama suçundan mahkumiyetine dair hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 225/1. maddesine aykırı davranılması,
c) Suç tarihi itibariyle 18 yaşından küçük ve sabıkasız olduğu anlaşılan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/2. maddesindeki seçenekli cezalardan hapis cezası tercih edildikten sonra, bu cezanın TCK'nin 50/3. maddesi uyarınca TCK'nin 50/1. maddesinde belirtilen kısa süreli hapis cezasına uygulanacak seçenek yaptırımlara çevrilirken cezanın TCK'nin 50/2. maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmeyip, TCK'nin 50/1. maddesindeki diğer yaptırımlardan birisine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş sanıklar müdafiinin ve O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.