Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/17724 K.2011/16477
Özet: Uyuşmazlık konusu, mahkemece verilen tehdit ve yaralama suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararının geçerliliği ve eksik kanun yolları, süre ve usul bildirimlerinin olup olmadığıdır. Mahkeme, hem tehdit hem de yaralama suçları için “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” gerek olmadığını belirterek kararın bozulmasını ve 14 Kasım 2011 tarihli oybirliğiyle kararla mahkemeye iade edilmesini hükmedmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Tehdit suçundan kurulan hükmün yapılan temyiz incelemesinde,
CMK'nun 231/12. maddesi gereğince “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir” hükmü gereğince kararın temyiz kabiliyeti olmadığından ve ancak itiraz yolu açık bulunduğundan itiraz merciine karar verilmek üzere dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2-Yaralama suçundan kurulan hükmün yapılan temyiz incelemesinde,
a. Hükümde başvurulacak kanun yolları, mercii, süresinin ve usulün açık bir şekilde belirtilmeyerek CMK’nun 34/2,231/2,232/6 maddelerine aykırılık oluşturulması,
b. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumuna ilişkin uygulama esasları ve koşullarının belirlendiği Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih, 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı kararında "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesinde zarar yönünden, kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dâhil edilmemesi gerektiği" görüşünün benimsenmesi dikkate alınarak mahkeme tarafından katılanda meydana gelen zarar, kanaat verici ve basit bir araştırma ile saptanıp, sanıktan tespit edilen bu zararı giderip gidermeyeceği sorulup, diğer koşullarında mevcudiyeti halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla ilgili olarak bir karar verilmesi gerekirken, belirtilen eksiklikler yerine getirilmeden ve denetime imkân verecek şekilde değerlendirme yapılmadan "sanığın katılanın atılı yaralama suçu yönünden herhangi bir maddi zararını gidermemesi nedeniyle" gerekçesiyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, Sanık, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün sair yönleri incelenmeksizin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Tehdit suçundan kurulan hükmün yapılan temyiz incelemesinde,
CMK'nun 231/12. maddesi gereğince “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir” hükmü gereğince kararın temyiz kabiliyeti olmadığından ve ancak itiraz yolu açık bulunduğundan itiraz merciine karar verilmek üzere dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2-Yaralama suçundan kurulan hükmün yapılan temyiz incelemesinde,
a. Hükümde başvurulacak kanun yolları, mercii, süresinin ve usulün açık bir şekilde belirtilmeyerek CMK’nun 34/2,231/2,232/6 maddelerine aykırılık oluşturulması,
b. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumuna ilişkin uygulama esasları ve koşullarının belirlendiği Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih, 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı kararında "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesinde zarar yönünden, kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dâhil edilmemesi gerektiği" görüşünün benimsenmesi dikkate alınarak mahkeme tarafından katılanda meydana gelen zarar, kanaat verici ve basit bir araştırma ile saptanıp, sanıktan tespit edilen bu zararı giderip gidermeyeceği sorulup, diğer koşullarında mevcudiyeti halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla ilgili olarak bir karar verilmesi gerekirken, belirtilen eksiklikler yerine getirilmeden ve denetime imkân verecek şekilde değerlendirme yapılmadan "sanığın katılanın atılı yaralama suçu yönünden herhangi bir maddi zararını gidermemesi nedeniyle" gerekçesiyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, Sanık, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün sair yönleri incelenmeksizin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.