Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/12043 K.2012/39045
Özet: Uyuşmazlık, sanığın yaralama suçundan mahkumiyetine ilişkin temyiz başvurusudur. Mahkeme, 5237 sayılı TCK’nin 87/3 maddesinin uygulanmasının fazla ceza tayini olduğunu belirterek hükmü bozmuş ve hapis cezasını “2 yıl 6 ay” olarak düzelterek onamıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair.
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz taleplerinin sadece yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olduğu anlaşılmakla, sadece yaralama suçuna ilişkin yapılan incelemede;
Mahkemenin karar başlığında CMK'nin 232/2-d maddesine aykırı olarak sanığın gözaltında ve tutuklu kaldığı tarihleri gösterilmemişse de bu hususun mahallinde düzeltilmesi mümkün görüldüğünden ayrıca TCK'nin 53/1-c maddesinin uygulamasında aynı maddenin 3. fıkrasının dikkate alınacağı belirtildiğinden, tebliğnamedeki bu hususlar yönündeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, Ancak;
Mağdurun yaralanması sonucu hayati tehlike, duyularından ve organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ile birlikte kemikte kırık meydana gelmiş olup, bu şekilde 5237 sayılı TCK'nin 87/1-a-d ve 87/3. maddesinde ayrı ayrı yaptırımlara bağlanan iki ayrı sonuç meydana gelmiştir. Bu durumda sanık hakkında sadece en ağır cezayı gerektiren sonuçtan dolayı cezalandırılması gerektiği ayrıca 5237 sayılı TCK'nin 87/3. maddesinden TCK'nin 87/1-2. maddesine atıfta bulunulmadığı da gözetilerek, sanık hakkında TCK'nin 86/1, 87/1-a-d maddelerinin uygulanması ile yetinilmesi gerekirken ayrıca TCK'nin 87/3 maddesinin de tatbiki suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK'un 322. maddesi gereğince; hükümden TCK'nun 87/3 maddesi uygulamasının çıkarılarak, hükmedilen sonuç cezanın “2 yıl 6 ay hapis cezası” olarak düzeltilmek ve sair yönleri aynen bırakılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair.
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz taleplerinin sadece yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olduğu anlaşılmakla, sadece yaralama suçuna ilişkin yapılan incelemede;
Mahkemenin karar başlığında CMK'nin 232/2-d maddesine aykırı olarak sanığın gözaltında ve tutuklu kaldığı tarihleri gösterilmemişse de bu hususun mahallinde düzeltilmesi mümkün görüldüğünden ayrıca TCK'nin 53/1-c maddesinin uygulamasında aynı maddenin 3. fıkrasının dikkate alınacağı belirtildiğinden, tebliğnamedeki bu hususlar yönündeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, Ancak;
Mağdurun yaralanması sonucu hayati tehlike, duyularından ve organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ile birlikte kemikte kırık meydana gelmiş olup, bu şekilde 5237 sayılı TCK'nin 87/1-a-d ve 87/3. maddesinde ayrı ayrı yaptırımlara bağlanan iki ayrı sonuç meydana gelmiştir. Bu durumda sanık hakkında sadece en ağır cezayı gerektiren sonuçtan dolayı cezalandırılması gerektiği ayrıca 5237 sayılı TCK'nin 87/3. maddesinden TCK'nin 87/1-2. maddesine atıfta bulunulmadığı da gözetilerek, sanık hakkında TCK'nin 86/1, 87/1-a-d maddelerinin uygulanması ile yetinilmesi gerekirken ayrıca TCK'nin 87/3 maddesinin de tatbiki suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK'un 322. maddesi gereğince; hükümden TCK'nun 87/3 maddesi uygulamasının çıkarılarak, hükmedilen sonuç cezanın “2 yıl 6 ay hapis cezası” olarak düzeltilmek ve sair yönleri aynen bırakılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.