Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/11983 K.2012/39181
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanıkların mahkumiyetine ilişkin verilen hükmün temyiz edilmesi ve bu kararın çeşitli maddelerle (TCK 61., 53/1., 58/7., 5275/108.) çelişkili veya eksik uygulamalar nedeniyle geçersiz sayılması yönündedir. (2) Mahkeme, sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükmü bozarak, ilgili kanun maddelerine uygun şekilde yeniden değerlendirme ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanıkların mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
1) 5237 sayılı TCK'nin 61. maddesinde öngörülen ölçütler, TCK'nin 3. maddesindeki '' fiilin ağırlığı ile orantılı ceza verilmesi ilkesi '' uyarınca, olaya ilişkin bilgi ve deliller isabetle değerlendirilip, denetime imkan verecek ve somut gerekçeler gösterilmesi suretiyle temel cezanın tayini yerine yasadaki soyut ifadeler tekrar edilerek temel cezaların üst sınırdan belirlenmesi,
2) Sanığın tekerrüre esas alınan elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan önceki mahkûmiyetine ilişkin ceza hükmü ile ilgili olarak, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun Geçici 2/2. maddesi ile "Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun ve doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi dolayısıyla bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla hakkında hırsızlık suçundan dolayı kovuşturma yapılan veya kesinleşmiş olup olmadığına bakılmaksızın hakkında hüküm verilen kişinin, bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde, zararı tamamen tazmin etmesi hâlinde, hakkında cezaya hükmolunmaz, verilen ceza tüm sonuçlarıyla ortadan kalkar" hükmünün getirilmesi karşısında, zararın tamamen tazmin edilip edilmediği mahkemesinden sorularak sonucuna göre tekerrür hususunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3) Sanıkların, hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK'nin 53/1. maddesinde belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilirken, 53/1-c maddesinde belirtilen hakları kendi altsoyu üzerinde koşullu salıverilme tarihine kadar, kendi altsoyu dışındakiler bakımından hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar kullanamayacağına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4) Kabule göre de, sanık ... ile ilgili olarak, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin (4), (5) ve (6). fıkralarına göre denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hüküm veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek şartlı salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olması karşısında, sanık hakkında TCK'nin 58/7. maddesi gereğince, ''mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ''karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, ayrıca denetimli serbestlik tedbiri süresinin de belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 21/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanıkların mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
1) 5237 sayılı TCK'nin 61. maddesinde öngörülen ölçütler, TCK'nin 3. maddesindeki '' fiilin ağırlığı ile orantılı ceza verilmesi ilkesi '' uyarınca, olaya ilişkin bilgi ve deliller isabetle değerlendirilip, denetime imkan verecek ve somut gerekçeler gösterilmesi suretiyle temel cezanın tayini yerine yasadaki soyut ifadeler tekrar edilerek temel cezaların üst sınırdan belirlenmesi,
2) Sanığın tekerrüre esas alınan elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan önceki mahkûmiyetine ilişkin ceza hükmü ile ilgili olarak, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun Geçici 2/2. maddesi ile "Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun ve doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi dolayısıyla bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla hakkında hırsızlık suçundan dolayı kovuşturma yapılan veya kesinleşmiş olup olmadığına bakılmaksızın hakkında hüküm verilen kişinin, bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde, zararı tamamen tazmin etmesi hâlinde, hakkında cezaya hükmolunmaz, verilen ceza tüm sonuçlarıyla ortadan kalkar" hükmünün getirilmesi karşısında, zararın tamamen tazmin edilip edilmediği mahkemesinden sorularak sonucuna göre tekerrür hususunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3) Sanıkların, hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK'nin 53/1. maddesinde belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilirken, 53/1-c maddesinde belirtilen hakları kendi altsoyu üzerinde koşullu salıverilme tarihine kadar, kendi altsoyu dışındakiler bakımından hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar kullanamayacağına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4) Kabule göre de, sanık ... ile ilgili olarak, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin (4), (5) ve (6). fıkralarına göre denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hüküm veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek şartlı salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olması karşısında, sanık hakkında TCK'nin 58/7. maddesi gereğince, ''mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ''karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, ayrıca denetimli serbestlik tedbiri süresinin de belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 21/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.