Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/3392 K.2011/13922
Özet: Uyuşmazlık, sanığın mahkumiyetine ilişkin mahkeme kararı ve eksik zarar tespiti nedeniyle temyiz edilmiştir; Mahkeme, eksiklikleri giderilmeden hükmü açıklamadan önce karar vermeyi reddederek, 5320 sayılı yasa ve 1412 sayılı CMUK hükümleri uyarınca kararın bozulmasına karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın sabıka kaydında gözüken ilamların onayı örnekleri getirilip adli sicilden silinme koşulları nazara alınarak, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 17.02.2009 tarih ve 2008/8-272 esas 2009/25 sayılı kararında açıklandığı üzere; yargılama tarihinde yürürlükte bulunan 08.02.2008 tarih ve 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231/5,14. madde ve fıkralarında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağının mahkemece hiçbir isteme bağlı olmaksızın kendiliğinden değerlendirilmesi; yapılacak bu değerlendirmede ise, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 tarih 2008/11-250 E, 2009/13 sayılı kararında " suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesinde zarar yönünden, kanaat verici basit bir araştırmayla belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği" görüşünün benimsenmesi dikkate alınarak mahkeme tarafından mağdurda meydana gelen zarar, kanat verici ve basit bir araştırmayla saptanıp, sanıktan tespit olunan bu zararı giderip gidermeyeceği sorulup ve diğer koşulların da mevcudiyeti halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla ilgili olarak bir karar verilmesi gerekirken, belirtilen eksiklikler giderilmeden ve hükümde tartışması yapılmadan hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 12.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın sabıka kaydında gözüken ilamların onayı örnekleri getirilip adli sicilden silinme koşulları nazara alınarak, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 17.02.2009 tarih ve 2008/8-272 esas 2009/25 sayılı kararında açıklandığı üzere; yargılama tarihinde yürürlükte bulunan 08.02.2008 tarih ve 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231/5,14. madde ve fıkralarında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağının mahkemece hiçbir isteme bağlı olmaksızın kendiliğinden değerlendirilmesi; yapılacak bu değerlendirmede ise, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 tarih 2008/11-250 E, 2009/13 sayılı kararında " suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesinde zarar yönünden, kanaat verici basit bir araştırmayla belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği" görüşünün benimsenmesi dikkate alınarak mahkeme tarafından mağdurda meydana gelen zarar, kanat verici ve basit bir araştırmayla saptanıp, sanıktan tespit olunan bu zararı giderip gidermeyeceği sorulup ve diğer koşulların da mevcudiyeti halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla ilgili olarak bir karar verilmesi gerekirken, belirtilen eksiklikler giderilmeden ve hükümde tartışması yapılmadan hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 12.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.