Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/3237 K.2012/9307
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
**HÜKÜM:** Sanığın mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; Ancak,
1- Adli Tıp Kurumu Hakkari Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 03.07.2007 tarihli raporda katılanın “sağ el 4. parmak orta falanksta kırık” nedeniyle hayati tehlike geçirmeyecek ve kırığın hayat fonksiyonlarını hafif (1) derecede etkileyecek şekilde yaralandığının tespit edilmesine göre, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 19.12.2006 tarih, 5560 sayılı yasanın 4. maddesiyle değiştirilmeden önceki 5237 sayılı TCK’nun 87/3. maddesinin ilk düzenleniş şekli ile 5560 sayılı yasa ile değişiklikten sonraki şeklinin karşılaştırılarak hükmün gerekçe kısmında Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde uygulamalı gösterilip bulunan sonucun sanıkların lehine olup olmadığı değerlendirildikten sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken yazılı şekildeki uygulama ile karar verilmesi,
2- Sanık ile hakkında beraat kararı verilen sanık ...'in akrabaları olan katılanın evinde kaldıkları, katılanın evinden şifreli çantasından parasının ve eşyasının çalındığını iddia ederek bu durumdan Çelebi'yi sorumlu tuttuğu, bu şekilde aralarında husumet başladığı, olay günü de katılanın minibüse bindiği sırada sanık ve beraat eden yakınları ile karşılaştıkları, sanığın aşamalarda değişmeyen savunmasında; katılana hırsızlık meselesinden Çelebi'yi sorumlu tutma nedenini sorması üzerine aralarında tartışma başladığı ve karşılıklı küfürler ettiklerini açıklaması karşısında; sanık lehine haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışmasız bırakılması,
3- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumuna ilişkin uygulama esasları ve koşullarının belirlendiği Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 tarih, 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararında "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesinde zarar yönünden, kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil
edilmemesi gerektiği" görüşünün benimsenmesi dikkate alınarak mahkeme tarafından mağdurda meydana gelen zarar, kanaat verici ve basit bir araştırma ile saptanıp, sanıktan tespit edilen bu zararı giderip gidermeyeceği sorulup, diğer koşulların da mevcudiyeti halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla ilgili olarak bir karar verilmesi gerekirken, belirtilen eksiklikler yerine getirilmeden "zararın giderilmediği" şeklindeki eksik ve yetersiz gerekçe ile yeniden suç işlemeyeceği kanaatiyle cezası ertelenen, katılan ile uzlaşmayı kabul eden ve sabıkasız olan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4- TCK'nun 53/3 maddesi gözetilmeden 53/1-c maddesindeki yasaklamanın hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 12.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
**HÜKÜM:** Sanığın mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; Ancak,
1- Adli Tıp Kurumu Hakkari Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 03.07.2007 tarihli raporda katılanın “sağ el 4. parmak orta falanksta kırık” nedeniyle hayati tehlike geçirmeyecek ve kırığın hayat fonksiyonlarını hafif (1) derecede etkileyecek şekilde yaralandığının tespit edilmesine göre, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 19.12.2006 tarih, 5560 sayılı yasanın 4. maddesiyle değiştirilmeden önceki 5237 sayılı TCK’nun 87/3. maddesinin ilk düzenleniş şekli ile 5560 sayılı yasa ile değişiklikten sonraki şeklinin karşılaştırılarak hükmün gerekçe kısmında Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde uygulamalı gösterilip bulunan sonucun sanıkların lehine olup olmadığı değerlendirildikten sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken yazılı şekildeki uygulama ile karar verilmesi,
2- Sanık ile hakkında beraat kararı verilen sanık ...'in akrabaları olan katılanın evinde kaldıkları, katılanın evinden şifreli çantasından parasının ve eşyasının çalındığını iddia ederek bu durumdan Çelebi'yi sorumlu tuttuğu, bu şekilde aralarında husumet başladığı, olay günü de katılanın minibüse bindiği sırada sanık ve beraat eden yakınları ile karşılaştıkları, sanığın aşamalarda değişmeyen savunmasında; katılana hırsızlık meselesinden Çelebi'yi sorumlu tutma nedenini sorması üzerine aralarında tartışma başladığı ve karşılıklı küfürler ettiklerini açıklaması karşısında; sanık lehine haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışmasız bırakılması,
3- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumuna ilişkin uygulama esasları ve koşullarının belirlendiği Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 tarih, 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararında "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesinde zarar yönünden, kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil
edilmemesi gerektiği" görüşünün benimsenmesi dikkate alınarak mahkeme tarafından mağdurda meydana gelen zarar, kanaat verici ve basit bir araştırma ile saptanıp, sanıktan tespit edilen bu zararı giderip gidermeyeceği sorulup, diğer koşulların da mevcudiyeti halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla ilgili olarak bir karar verilmesi gerekirken, belirtilen eksiklikler yerine getirilmeden "zararın giderilmediği" şeklindeki eksik ve yetersiz gerekçe ile yeniden suç işlemeyeceği kanaatiyle cezası ertelenen, katılan ile uzlaşmayı kabul eden ve sabıkasız olan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4- TCK'nun 53/3 maddesi gözetilmeden 53/1-c maddesindeki yasaklamanın hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 12.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.