Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2009/24436 K.2012/7004
Özet: Uyuşmazlık konusu: Sanığın bakkaldan çıkıp yere tüküren katılanı uyarması üzerine, katılanın bira şişesi atması ve aralarındaki tartışmanın sonucunda sanığa karşı haksız tahrik ve zarar sorumluluğu konusundaki temyiz itirazları. Mahkeme: Temyiz itirazlarını reddederek, sanığın mahkumiyetine karar vererek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer vermedi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; Ancak,
1- Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre; sanığın burnunda kırık oluşturacak şekilde katılanı yaralaması eyleminin basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği hususu gözetilmeden temel cezanın TCK'nun 86/1. maddesine göre belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması,
2- Sanığın aşamalarda değişmeyen savunmasına göre; bakkaldan çıkıp yere tüküren katılanı uyarması üzerine katılanın kendisine küfür ederek bira şişesi attığı, katılanın da öğürmesi üzerine aralarındaki tartışmanın başladığını doğrulayıp birbirlerine bira şişesi attıklarını kabul etmesi karşısında; sanığın lehine haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışmasız bırakılması,
3- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumuna ilişkin uygulama esasları ve koşullarının belirlendiği Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 tarih, 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararında "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesinde zarar yönünden, kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği" görüşünün benimsenmesi dikkate alınarak mahkeme tarafından mağdurda meydana gelen zarar, kanaat verici ve basit bir araştırma ile saptanıp, sanıktan tespit edilen bu zararı giderip gidermeyeceği sorulup, diğer koşulların da mevcudiyeti halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla ilgili olarak bir karar verilmesi gerekirken, belirtilen eksiklikler yerine getirilmeden ve denetime imkan verecek şekilde bir değerlendirme yapılıp, hükümde tartışılması yapılmadan, "Zararın karşılanmaması" biçimindeki gerekçeyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan CMUK'un 326. maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca değişik gerekçe ile istem gibi BOZULMASINA, 27.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; Ancak,
1- Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre; sanığın burnunda kırık oluşturacak şekilde katılanı yaralaması eyleminin basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği hususu gözetilmeden temel cezanın TCK'nun 86/1. maddesine göre belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması,
2- Sanığın aşamalarda değişmeyen savunmasına göre; bakkaldan çıkıp yere tüküren katılanı uyarması üzerine katılanın kendisine küfür ederek bira şişesi attığı, katılanın da öğürmesi üzerine aralarındaki tartışmanın başladığını doğrulayıp birbirlerine bira şişesi attıklarını kabul etmesi karşısında; sanığın lehine haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışmasız bırakılması,
3- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumuna ilişkin uygulama esasları ve koşullarının belirlendiği Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 tarih, 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararında "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesinde zarar yönünden, kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği" görüşünün benimsenmesi dikkate alınarak mahkeme tarafından mağdurda meydana gelen zarar, kanaat verici ve basit bir araştırma ile saptanıp, sanıktan tespit edilen bu zararı giderip gidermeyeceği sorulup, diğer koşulların da mevcudiyeti halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla ilgili olarak bir karar verilmesi gerekirken, belirtilen eksiklikler yerine getirilmeden ve denetime imkan verecek şekilde bir değerlendirme yapılıp, hükümde tartışılması yapılmadan, "Zararın karşılanmaması" biçimindeki gerekçeyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan CMUK'un 326. maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca değişik gerekçe ile istem gibi BOZULMASINA, 27.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.