‹ Ana sayfa
Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/18878 K.2011/3398

Esas No: 2010/18878 · Karar No: 2011/3398 · Karar Tarihi: 07.03.2011
Özet: Uyuşmazlık, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamında “yaralama” suçundan sanığın hapis cezasının seçenek yaptırımına çevrilmesi ve bu tedbirin infazı sırasında yerine getirilmemesiyle ilgiliydi; Mahkeme, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kanun yararına bozma talebini kabul ederek 15.09.2009 tarihli ek kararın bozulmasına ve ilgili işlemlerin yeniden mahkemede yapılmasına hükmetti.
Yaralama suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/1, 87/3, 31/2 ve 62. maddeleri uyarınca 5 ay 25 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 50/1-f maddesi gereğince sanığa verilen cezanın 3 ay süre ile gönüllü olması koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılması seçenek yaptırımına çevrilmesine dair Söke Çocuk Mahkemesinin 14/05/2009 tarihli ve 2008/132 esas, 2009/64 sayılı kararının infazı sırasında, seçenek yaptırımın gereklerini yerine getirmediğinden bahisle 5 ay 25 ... hapis cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/6 ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 105/5. maddesi gereğince 2/3'ü olan 3 ay 26 ... hapis cezasının aynen infazına ilişkin, aynı Mahkemenin 15/09/2009 tarihli ve 2008/132 esas, 2009/64 sayılı ek kararına karşı Adalet Bakanlığının 20.11.2010 tarih ve 69012 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu ise ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.12.2010 tarih ve 2010/295783 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi.

Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Kanun'un 50/3 maddesine göre "... fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış ... bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir." ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/4 maddesindeki "Çocuklar hakkında hükmedilen adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde, bu ceza hapse çevrilemez. Bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır." biçimindeki emredici düzenlemeler ve 5237 sayılı Kanun'un 50/6-7 madde hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kısa süreli hapis cezasının infazının mümkün olmadığı, seçenek tedbirin değiştirilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.

Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Başsavcılığı’nın kanun yararına bozma isteyen tebliğnamesinde ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden Söke Çocuk Mahkemesinin 15.09.2009 tarihli ve 2008/132 esas, 2009/64 sayılı ek sayılı kararının Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?