Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/5709 K.2012/9512
Kasten yaralama suçundan sanık ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2, 29, 62. maddeleri uyarınca 25 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, kısa süreli hapis cezasının aynı kanunun 50/1-f maddesi gereğince 1 ... süre ile kamuya yararlı onarım işlerinde çalıştırılması seçenek yaptırımına çevrilmesine dair Gölbaşı Sulh Ceza Mahkemesinin 02.06.2011 tarihli ve 2010/323-2011/183 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 21.12.2011 tarih ve 2011/16526-65641 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 01.02.2012 tarih ve 2012/19 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun “Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ” başlıklı 50/1-f maddesinde “mahkum olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya, çevrilebilir.” hükmünün yer aldığı, sanığa tayin edilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın seçenek yaptırıma çevrilirken, cezanın bir katından anlaşılması gerekenin cezanın kendisi olduğu gözetilmeden, seçenek yaptırımın süresinin 25 ... yerine yazılı şekilde fazla belirlenmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.04.2009 tarih ve 2008/214 esas, 2009/98 sayılı kararına ve T.C. Anayasının 40/2. maddesine göre, mahkeme, taraflara hangi kanun yolları ve mercilere başvurulacağını ve sürelerini açıkça belirtmek zorunda olup, hüküm usulüne uygun olarak katılan Nazım ...'ya tebliğ edilmemiştir. Bu nedenle karar henüz kesinleşmemiştir.
5271 sayılı CMK'nun 309/1 maddesine göre, kesinleşmemiş kararlar aleyhine kanunun yararına bozma yoluna gidilemeyeceğinden, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, Dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Mezkur ihbarnamede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun “Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ” başlıklı 50/1-f maddesinde “mahkum olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya, çevrilebilir.” hükmünün yer aldığı, sanığa tayin edilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın seçenek yaptırıma çevrilirken, cezanın bir katından anlaşılması gerekenin cezanın kendisi olduğu gözetilmeden, seçenek yaptırımın süresinin 25 ... yerine yazılı şekilde fazla belirlenmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.04.2009 tarih ve 2008/214 esas, 2009/98 sayılı kararına ve T.C. Anayasının 40/2. maddesine göre, mahkeme, taraflara hangi kanun yolları ve mercilere başvurulacağını ve sürelerini açıkça belirtmek zorunda olup, hüküm usulüne uygun olarak katılan Nazım ...'ya tebliğ edilmemiştir. Bu nedenle karar henüz kesinleşmemiştir.
5271 sayılı CMK'nun 309/1 maddesine göre, kesinleşmemiş kararlar aleyhine kanunun yararına bozma yoluna gidilemeyeceğinden, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, Dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.