‹ Ana sayfa
Yargıtay3. Ceza DairesiCeza HukukuMiras Hukuku

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/13784 K.2011/3199

Esas No: 2010/13784 · Karar No: 2011/3199 · Karar Tarihi: 03.03.2011
Özet: (1) Uyuşmazlık, 437 nolu parselin tapu kayıtlarının ve arazi kadastro durumunun doğruluğu ile ilgili olarak sanığın mahkumiyetine ilişkin kanıtların çelişkili raporları ve bu raporlara dayanarak verilen cezanın yasal dayanağıdır. (2) Mahkeme, sanığın itirazlarını yerinde görerek kararını bozdu ve 03.03.2011 tarihinde oybirliğiyle hükmün istem gibi bozulmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi

HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair.

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak;
1- Mahallinde yapılan 04.10.2004 tarihli keşif sonrasında düzenlenen fen bilirkişinin rapor ve krokisi ile 26.05.2005 tarihli Ek Raporunda, 437 nolu parsele ait tapunun dava konusu yere ait olmadığının belirtilmesine karşılık 08.10.2008 tarihinde yapılan keşif sonucu düzenlenen harita teknikeri bilirkişinin raporunda, suça konu ormandan açma olan 9801 m2 lik alanın 437 no'lu parselin tamamen içinde olduğunun ifade edilmesine; dosyaya celbedilen tapu kayıtlarından 69100 m2 yüzölçümü 437 nolu parselin 18/42 hissesinin 30.01.2003 tarihli satış ile Sevim Baz'a 21.07.2003 tarihli ...'ın satışı ve alıcının kadim hissesi ile tevhit edilmesi suretiyle sanık adına tescil edildiğinin anlaşılmasına; sahada orman kadastrosunun da yapılmamış bulunmasına göre öncelikle sahada arazi kadastrosu yapılıp yapılmadığının 437 no'lu parsele ilişkin tapunun ne şekilde tesis edildiğinin; arazi kadastrosu yapılmış ise kesinleşme tarihi ile bahse konu parsele ait tapulama tutanaklarının; arazi kadastrosu yapılmamış ise (tapu kaydının) tüm tedavülleri ile birlikte celbedilip mahallinde farklı bilirkişiler vasıtasıyla yeniden keşif yapılarak, tapunun tüm tedavülleri ve varsa tapulama tutanaklarının uygulanarak dava konusu yerin tapu kapsamında kalıp kalmadığınn tesbit edilerek bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi; tapu kaydının 3116, 4785 ve 5258 sayılı kanunlar karşısında geçerliliğini koruyup korumadığının; kadim hissenin sanığa ne şekilde intikal ettiğinin, satışın mirasçılar arasında mı 3. şahıslar arasında mı olduğunun tesbiti ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
2- Sanık yönünden lehe kanunun değerlendirilmesinde, önceki kanun uygulamasında alt sınırdan ceza tayin edildiği halde 5728 Sayılı Kanun ile değişik 6831 Sayılı Kanun tatbikinde asgari hadden uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi,
3- 26.05.2005 tarihli Ek raporu için kadastro bilirkişisine yemini yaptırılmamak veya önceki yemini hatırlatılmamak suretiyle CMK 64. maddesine muhalefet edilmesi,
4- Müsadere maddesinin hatalı yazımı,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdahil idarenin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 03.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?