Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2009/25709 K.2012/10116
2 kez atıf aldı2 bozma bağlamıSonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: 1) Uyuşmazlık: Sanığın mağdurun hayati tehlike yaratan bıçakla bağırsakları dışarı çıkaracak şekilde saldırısı ve ardından kaçmaya çalışan mağduru takip etmesiyle adam ölüdürmeye teşebbüs suçundan hüküm getirilmesi. 2) Mahkeme sonucu: Asliye Ceza Mahkemesi, sanığın eyleminin adam ölüdürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğunu kabul ederek, temyiz itirazlarını reddetti ve mahkumiyet kararını sürdürdü.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine. Ancak;
1- Mağdurun hayati önem taşıyan batın bölgesinden bıçakla bağırsakları 10 cm dışarı çıkaracak biçimde, bağırsak ve epigastrik ven yaralanması sonucu hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanmış olduğu olayda; sanığın eylemini devam ettirebilmek için kaçmaya çalışan mağduru bir süre takip etmesi, mağdurun bir esnafın işyerine girerek kurtulması, olayda kullanılan araç, yaranın yeri, yaranın nitelikleri ve hedef alınan vücut bölgesine göre, sanığın eyleminin adam ölüdürmeye teşebbüs suçunu oluşturabileceği, bu suçla ilgili delilleri değerlendirme yetkisinin de Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilmeksizin yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- Kabule ve oluşa göre, sanığın savunmasında, 'önce mağdurun kendisine hakaret ettiğini' beyan etmesi, mahkemece beyanına itibar edilen tanık ...'un mağdurla olan arkadaşlığının yanı sıra bu tanığın beyanının diğer tanık Halil'in beyanlarıyla çelişmesi, bu çelişkili beyanlar karşısında ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı tam olarak belirlenememesine göre; şüpheli bu durumdan sanığın istifade ettirilmesi suretiyle hakkında TCK 29. maddesi hükmünün uygulanmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından CMUK'un 326/son maddesi gereğince ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 15.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine. Ancak;
1- Mağdurun hayati önem taşıyan batın bölgesinden bıçakla bağırsakları 10 cm dışarı çıkaracak biçimde, bağırsak ve epigastrik ven yaralanması sonucu hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanmış olduğu olayda; sanığın eylemini devam ettirebilmek için kaçmaya çalışan mağduru bir süre takip etmesi, mağdurun bir esnafın işyerine girerek kurtulması, olayda kullanılan araç, yaranın yeri, yaranın nitelikleri ve hedef alınan vücut bölgesine göre, sanığın eyleminin adam ölüdürmeye teşebbüs suçunu oluşturabileceği, bu suçla ilgili delilleri değerlendirme yetkisinin de Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilmeksizin yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- Kabule ve oluşa göre, sanığın savunmasında, 'önce mağdurun kendisine hakaret ettiğini' beyan etmesi, mahkemece beyanına itibar edilen tanık ...'un mağdurla olan arkadaşlığının yanı sıra bu tanığın beyanının diğer tanık Halil'in beyanlarıyla çelişmesi, bu çelişkili beyanlar karşısında ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı tam olarak belirlenememesine göre; şüpheli bu durumdan sanığın istifade ettirilmesi suretiyle hakkında TCK 29. maddesi hükmünün uygulanmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından CMUK'un 326/son maddesi gereğince ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 15.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.