Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2009/22701 K.2012/5175
Özet: Uyuşmazlık, sanığın eniştesi olan müştekinin sarhoş olduğu yerde küfür etmesi ve bu olayın ceza hukuku kapsamında değerlendirilmesiydi; mahkeme, 5237 sayılı TCK'nın ilgili maddelerini uygulayarak haksız tahrik nedeniyle sanığı mahkum etti. Mahkeme kararının temyizinde, yasal değişikliklerin yanlış uygulanması ve zararın değerlendirilmesi konusundaki hatalar nedeniyle karar bozuldu ve yeni bir karar verildi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair.
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1- Sanığın, olay tarihinde eniştesi olan müştekinin sarhoş vaziyette bulunduğu yere gelip, kendisine küfür ettiğini savunmasına, haklarındaki hükümler temyiz davasına konu olmayan diğer sanıklar ile tanık ... ... 'ün bu savunmayı doğrulayan beyanlarına ve müştekinin alkollü olduğunu gösterir geçici adli rapora göre, sanık lehine haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
2-5237 Sayılı TCK.nın 87/3. maddesinin, 19/12/2006 tarih ve 5560 sayılı yasanın 4. maddesi ile yapılan değişikliğe kadar müstakil fıkra olduğu, 5560 sayılı yasanın 4. maddesi ile yapılan değişiklikle, kemik kırığı oluşacak şekilde meydana gelen yaralamalarda, temel cezanın TCK'nın 86/1. maddesine göre belirlenip kırığın hayat fonksiyonlarına etkisine göre TCK'nın 87/3 maddesi gereğince yarısına kadar artırılabileceğinin düzenlendiği, buna göre yasa değişikliğinden önceki ve sonraki yasal düzenlemelerin eyleme uygulanıp, elde edilecek sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi gerekirken, denetime olanak vermeyecek şekilde doğrudan, değişiklikten sonraki yasa maddelerinin uygulanarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Somut olayımızda, sanık hakkında, zararın karşılanmaması ve cezasının ertelenmesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına yer olmadığına dair karar verilmiş, ancak; sanığın sabıkasız olduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250-2009/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı, söz konusu maddi zararın ise, hakimin basit bir araştırma ile saptayabileceği zarardan ibaret bulunduğu gözetilerek, sanığın, şikayetçiye ait tespit edilecek maddi zararı ödeyip ödemeyeceği belirlendikten sonra, diğer koşulların mevcudiyeti yönünden de bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 25/01/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair.
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1- Sanığın, olay tarihinde eniştesi olan müştekinin sarhoş vaziyette bulunduğu yere gelip, kendisine küfür ettiğini savunmasına, haklarındaki hükümler temyiz davasına konu olmayan diğer sanıklar ile tanık ... ... 'ün bu savunmayı doğrulayan beyanlarına ve müştekinin alkollü olduğunu gösterir geçici adli rapora göre, sanık lehine haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
2-5237 Sayılı TCK.nın 87/3. maddesinin, 19/12/2006 tarih ve 5560 sayılı yasanın 4. maddesi ile yapılan değişikliğe kadar müstakil fıkra olduğu, 5560 sayılı yasanın 4. maddesi ile yapılan değişiklikle, kemik kırığı oluşacak şekilde meydana gelen yaralamalarda, temel cezanın TCK'nın 86/1. maddesine göre belirlenip kırığın hayat fonksiyonlarına etkisine göre TCK'nın 87/3 maddesi gereğince yarısına kadar artırılabileceğinin düzenlendiği, buna göre yasa değişikliğinden önceki ve sonraki yasal düzenlemelerin eyleme uygulanıp, elde edilecek sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi gerekirken, denetime olanak vermeyecek şekilde doğrudan, değişiklikten sonraki yasa maddelerinin uygulanarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Somut olayımızda, sanık hakkında, zararın karşılanmaması ve cezasının ertelenmesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına yer olmadığına dair karar verilmiş, ancak; sanığın sabıkasız olduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250-2009/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı, söz konusu maddi zararın ise, hakimin basit bir araştırma ile saptayabileceği zarardan ibaret bulunduğu gözetilerek, sanığın, şikayetçiye ait tespit edilecek maddi zararı ödeyip ödemeyeceği belirlendikten sonra, diğer koşulların mevcudiyeti yönünden de bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 25/01/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.