Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2009/14047 K.2012/1719
Özet: Uyuşmazlık, sanığın TCK 53/1 maddesine göre yaralama suçu yönünden mahkeme kararı ve ilgili yasal prosedürlerin eksik uygulanmasıyla ilgilidir; Mahkeme, bu eksiklikleri dikkate alarak kararın bozulmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında, TCK’nun 53/1’nci maddesinin her eylem için ayrı ayrı uygulanması gerekirken, yaralama suçu yönünden kararda gösterilmemesi, 5237 Sayılı TCK’nun 53/1’nci maddesindeki hak yoksunlukları, hükmün kanuni sonucu olup, infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün bulunduğundan bozma nedeni sayılmamıştır.
Son oturumda İddia makamından esas hakkındaki mütalaası sorulduğunda, Cumhuriyet Savcısının esas hakkında mütalaa vermeyerek, bir önceki celse ... olduğumuz mütalaayı tekrar ediyor ve mütalaa doğrultusunda karar verilmesini talep ediyoruz demesi ile yetinilerek yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinin bozulması yönündeki görüşe 23/3/2005 tarihli ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna 6217 sayılı yargı hizmetlerinin hızlandırılması amacıyla bazı kanunlarda değişiklik yapılmasina dair kanunun geçici 3. maddesi ile getirilen değişiklikle ‘Asliye ceza mahkemelerinde yapılan duruşmalarda Cumhuriyet Savcısı bulunmaz’ hükmü gereği iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.3.2008 tarih, 2008/7-14 esas, 2008/50 sayılı kararı ile; 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinde değişiklik yapan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin amaç, kapsam ve gerekçesi de nazara alındığında; hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik CMK.nun 231. maddesindeki "hükmün açıklanmasının geri bırakılması"na ilişkin düzenleme karşısında suçun niteliği, hükmolunan cezanın tür ve miktarı sanığın sabıkasız oluşu gözetilerek sanığın hukuki durumunun yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19/01/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında, TCK’nun 53/1’nci maddesinin her eylem için ayrı ayrı uygulanması gerekirken, yaralama suçu yönünden kararda gösterilmemesi, 5237 Sayılı TCK’nun 53/1’nci maddesindeki hak yoksunlukları, hükmün kanuni sonucu olup, infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün bulunduğundan bozma nedeni sayılmamıştır.
Son oturumda İddia makamından esas hakkındaki mütalaası sorulduğunda, Cumhuriyet Savcısının esas hakkında mütalaa vermeyerek, bir önceki celse ... olduğumuz mütalaayı tekrar ediyor ve mütalaa doğrultusunda karar verilmesini talep ediyoruz demesi ile yetinilerek yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinin bozulması yönündeki görüşe 23/3/2005 tarihli ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna 6217 sayılı yargı hizmetlerinin hızlandırılması amacıyla bazı kanunlarda değişiklik yapılmasina dair kanunun geçici 3. maddesi ile getirilen değişiklikle ‘Asliye ceza mahkemelerinde yapılan duruşmalarda Cumhuriyet Savcısı bulunmaz’ hükmü gereği iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.3.2008 tarih, 2008/7-14 esas, 2008/50 sayılı kararı ile; 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinde değişiklik yapan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin amaç, kapsam ve gerekçesi de nazara alındığında; hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik CMK.nun 231. maddesindeki "hükmün açıklanmasının geri bırakılması"na ilişkin düzenleme karşısında suçun niteliği, hükmolunan cezanın tür ve miktarı sanığın sabıkasız oluşu gözetilerek sanığın hukuki durumunun yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19/01/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.