Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2009/12654 K.2011/9453
Özet: Uyuşmazlık konusu, mahkeme tarafından verilen sanıkların mahkumiyetlerinin temyiz edilmesi ve ilgili yasal hükümlerle uyumsuzluk iddialarıdır; Mahkeme, temyiz itirazlarını değerlendirerek hükmün bozulmasına karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanıkların mahkumiyetlerine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
5271 sayılı C.M.K’nun 185 maddesi gözetilmeden sanık ... ...'nin 18 yaşını doldurmadan 14.7.2005 tarihli duruşmasının gizli yerine açık yapılması ve 5395 sayılı ...’nun 25. maddesine aykırı duruşmalara Cumhuriyet savcısının katılması telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
CGK’nun 13,04.2010 ... 2010/ 64-85 sayılı kararında; “….mahkeme tarafından kendisine yapılan uzlaşma teklifini kabul etmemek suretiyle, zararın giderilmemesi yönünde iradesini açıkça ortaya koyan, yargılama aşamasında da giderim yönünden herhangi bir faaliyette bulunmayan sanık hakkında, hükmün açıklanmasının objektif koşularından birisini oluşturan “suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi” koşulu gerçekleşmediğinden, hükmün açıklanmasının geri bırakılması olanağı bulunmadığını” açıkladığı, sanıkların uzlaşmayı kabul etmediği gibi tazmin yönünde bir girişileri de bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231/5 maddesinin tatbiki yönünde bozma isteyen tebliğnameye iştirak olunmamıştır.
1-Adli Tıp Kurumu Eskişehir Şube Müdürlüğünün 10.10.2006 tarihli raporuna göre, mağdurun yaralanması sonucu burunda fisur meydana geldiğinin, bu nedenle 1 hafta ... ve gücüne engel olacağı belirtilmesi karşısında, TCK'nun 456/4 maddesi yerine 465/1 maddesi uygulanarak fazla ceza tayin edilmesi,
2-765 sayılı TCK'nun lehe olduğu tesbit edilmesine karşın, takdiri indirim uygulamasında 5237 sayılı yasanın uygulanması,
3-Sanıkların sebebiyet verdiği yargılama giderinin ayrı ayrı yerine müteselsil alınmasına karar verilerek CMK'nun 326/2 maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle BOZULMASINA, 28.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanıkların mahkumiyetlerine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
5271 sayılı C.M.K’nun 185 maddesi gözetilmeden sanık ... ...'nin 18 yaşını doldurmadan 14.7.2005 tarihli duruşmasının gizli yerine açık yapılması ve 5395 sayılı ...’nun 25. maddesine aykırı duruşmalara Cumhuriyet savcısının katılması telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
CGK’nun 13,04.2010 ... 2010/ 64-85 sayılı kararında; “….mahkeme tarafından kendisine yapılan uzlaşma teklifini kabul etmemek suretiyle, zararın giderilmemesi yönünde iradesini açıkça ortaya koyan, yargılama aşamasında da giderim yönünden herhangi bir faaliyette bulunmayan sanık hakkında, hükmün açıklanmasının objektif koşularından birisini oluşturan “suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi” koşulu gerçekleşmediğinden, hükmün açıklanmasının geri bırakılması olanağı bulunmadığını” açıkladığı, sanıkların uzlaşmayı kabul etmediği gibi tazmin yönünde bir girişileri de bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231/5 maddesinin tatbiki yönünde bozma isteyen tebliğnameye iştirak olunmamıştır.
1-Adli Tıp Kurumu Eskişehir Şube Müdürlüğünün 10.10.2006 tarihli raporuna göre, mağdurun yaralanması sonucu burunda fisur meydana geldiğinin, bu nedenle 1 hafta ... ve gücüne engel olacağı belirtilmesi karşısında, TCK'nun 456/4 maddesi yerine 465/1 maddesi uygulanarak fazla ceza tayin edilmesi,
2-765 sayılı TCK'nun lehe olduğu tesbit edilmesine karşın, takdiri indirim uygulamasında 5237 sayılı yasanın uygulanması,
3-Sanıkların sebebiyet verdiği yargılama giderinin ayrı ayrı yerine müteselsil alınmasına karar verilerek CMK'nun 326/2 maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle BOZULMASINA, 28.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.