Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2008/11140 K.2011/3422
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların mahkumiyetine ilişkin temyiz başvurularının hukuki usul ve içerik hataları nedeniyle değerlendirilmesi konusundaki çelişkilerden oluşmaktadır. Mahkeme, temyiz itirazlarını yerinde kabul ederek kararın bozulmasına karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanıkların mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Sanık ... ile ilgili yapılan yapılan temyiz incelemesinde;
Sanığın adı nüfus kaydına göre Memet olduğu halde karar başlığında yanlışlıkla ... olarak yazılması yazım hatası kabul edilerek bozma nedeni yapılmamıştır.
Hükümden sonra 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, CMK.nın 231/5,14. madde ve fıkralarında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ceza sınırının 2 yıla çıkartılması ve soruşturma ve kovuşturması şikayete bağlı suç olma şartının kaldırılması kuralları gereğince bu hususların mahalli mahkemece birlikte değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün sair yönleri incelenmeksizin;
2-Sanık ... ile ilgili yapılan temyiz incelemesinde ise;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak;
1-5271 sayılı CMK.nın 232/2-c bendi hükmüne aykırı olarak, gerekçeli karar başlığına suçun işlendiği yer ve zaman diliminin yazılmaması,
2-Hükmün 1. maddesinde takdiri indirim nedeni uygulanırken uygulanan yasa maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nun 232/6 fıkrasına muhalefet edilmesi,
3-Sanıklara, sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinin ayrı ayrı yükletilmemesi suretiyle CMK. 326. maddesine muhalefet edilmesi,
4-Sanık hakkında ceza tayininde, denetime imkan verecek şekilde temel cezanın alt ve üst sınır arasında yasada yazılı ölçütlere göre yasal ve yeterli gerekçe gösterilmek sureti ile belirlenmesi gerekir iken yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeksizin alt sınırdan uzaklaşılarak teşdiden ceza tayini,
5-Katılan ... aşamalarda ısrarlı ve istikrarlı bir şekilde verdiği ifadelerinde sanığın kendisini demir sallama ile yaraladığını belirtmesine göre, demir sallamanın niteliklerinin müşteki ve tanıklardan sorularak tespiti ile silahtan sayılıp sayılmayacağı hususunun tespiti ve silahtan sayılması halinde lehe yasanın tespitinde dikkate alınması gerekir iken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
6-Katılan ...’ın Adli Tıp Kurumu raporuna göre hayati tehlike geçirmeyecek, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin 2. derece olduğu yaralanmasının; 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı yasanın 4. maddesi ile 5237 Sayılı Yasanın 87/3 maddesinde yapılan değişiklik de gözetilerek her iki Kanun hükümleri olaya ayrı ayrı uygulanıp, denetime olanak verecek şekilde karşılaştırılıp, sonucuna göre lehe yasa hükümlerinin belirlenmesi ve sanığın hukuki durumunu tespiti gerekirken yazılı şekilde cezanın üst sınırının 6 yıl olmasından bahsedilerek değişikliğin sanığın aleyhine olduğu belirtilerek hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 14.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanıkların mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Sanık ... ile ilgili yapılan yapılan temyiz incelemesinde;
Sanığın adı nüfus kaydına göre Memet olduğu halde karar başlığında yanlışlıkla ... olarak yazılması yazım hatası kabul edilerek bozma nedeni yapılmamıştır.
Hükümden sonra 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, CMK.nın 231/5,14. madde ve fıkralarında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ceza sınırının 2 yıla çıkartılması ve soruşturma ve kovuşturması şikayete bağlı suç olma şartının kaldırılması kuralları gereğince bu hususların mahalli mahkemece birlikte değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün sair yönleri incelenmeksizin;
2-Sanık ... ile ilgili yapılan temyiz incelemesinde ise;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak;
1-5271 sayılı CMK.nın 232/2-c bendi hükmüne aykırı olarak, gerekçeli karar başlığına suçun işlendiği yer ve zaman diliminin yazılmaması,
2-Hükmün 1. maddesinde takdiri indirim nedeni uygulanırken uygulanan yasa maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nun 232/6 fıkrasına muhalefet edilmesi,
3-Sanıklara, sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinin ayrı ayrı yükletilmemesi suretiyle CMK. 326. maddesine muhalefet edilmesi,
4-Sanık hakkında ceza tayininde, denetime imkan verecek şekilde temel cezanın alt ve üst sınır arasında yasada yazılı ölçütlere göre yasal ve yeterli gerekçe gösterilmek sureti ile belirlenmesi gerekir iken yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeksizin alt sınırdan uzaklaşılarak teşdiden ceza tayini,
5-Katılan ... aşamalarda ısrarlı ve istikrarlı bir şekilde verdiği ifadelerinde sanığın kendisini demir sallama ile yaraladığını belirtmesine göre, demir sallamanın niteliklerinin müşteki ve tanıklardan sorularak tespiti ile silahtan sayılıp sayılmayacağı hususunun tespiti ve silahtan sayılması halinde lehe yasanın tespitinde dikkate alınması gerekir iken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
6-Katılan ...’ın Adli Tıp Kurumu raporuna göre hayati tehlike geçirmeyecek, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin 2. derece olduğu yaralanmasının; 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı yasanın 4. maddesi ile 5237 Sayılı Yasanın 87/3 maddesinde yapılan değişiklik de gözetilerek her iki Kanun hükümleri olaya ayrı ayrı uygulanıp, denetime olanak verecek şekilde karşılaştırılıp, sonucuna göre lehe yasa hükümlerinin belirlenmesi ve sanığın hukuki durumunu tespiti gerekirken yazılı şekilde cezanın üst sınırının 6 yıl olmasından bahsedilerek değişikliğin sanığın aleyhine olduğu belirtilerek hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 14.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.