Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2007/9568 K.2010/7722
Özet: Uyuşmazlık, sanığın mahkumiyetine ilişkin verilen hükümdeki tarihsel hata ve ceza tayini kriterlerinin uygulanmaması konusundaki temyiz itirazıdır; Mahkeme, 5271 sayılı CMK’nin ilgili maddesinin uygulanamayacağını kabul ederek hatayı yazım hatası olarak düzeltti, ancak sanığın eyleminin şiddet derecesi ve ceza tayini kriterleri açısından yeterli gerekçe olmadığını belirterek hükmün bozulmadığına karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Koşulları oluşmadığından 5271 sayılı CMK.’nun değişik 231. maddesinin sanık hakkında uygulanamayacağı anlaşılarak yapılan incelemede;
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 22.01.2006 yerine 22.01.2005 olarak yanlış yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiş, bozma nedeni yapılmamıştır.
Suç tarihi nazara alındığında atılı eylemi düzenleyen ve 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasanın 4. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nun 87/3. maddesinde yapılan değişiklikten önceki ve sonraki düzenlemeler arasında bir karşılaştırma ve değerlendirme yapılmamış olması ve Sanığın eyleminin katılan da ‘nazal fraktür’ oluşturup, hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (2) derecede olması karşısında, kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini gerektiğinin düşünülmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış ve tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak;
1-Tanık ...’ün hazırlık ve duruşma aşamalarında verdiği ifadelerinde katılan’ın “ağza alınmayacak şekilde cep telefonuyla birilerine küfür ettiği; sanığın kedisine ‘hemşerim ne oluyor’dediği, bunun üzerine katılan’ın ‘sana ne’ demesi üzerine aralarında boğuşma olduğunu” ve bu sırada katılan’ın alkollü olduğunun sanık ve yanında bulunan tanık ...’ın da aşamalardaki ifadelerinde belirttiklerinin dosya kapsamından anlaşılması karşısında, bu hususun sanık lehine haksız tahrik olarak kabul edilmeyerek yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2-5237 sayılı yasanın 53/1-c maddesinde yazılı velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yasaklamanın aynı yasanın 53/3 maddesine göre kendi alt soyu bakımından şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde süre belirtilmeden karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 03/05/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Koşulları oluşmadığından 5271 sayılı CMK.’nun değişik 231. maddesinin sanık hakkında uygulanamayacağı anlaşılarak yapılan incelemede;
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 22.01.2006 yerine 22.01.2005 olarak yanlış yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiş, bozma nedeni yapılmamıştır.
Suç tarihi nazara alındığında atılı eylemi düzenleyen ve 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasanın 4. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nun 87/3. maddesinde yapılan değişiklikten önceki ve sonraki düzenlemeler arasında bir karşılaştırma ve değerlendirme yapılmamış olması ve Sanığın eyleminin katılan da ‘nazal fraktür’ oluşturup, hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (2) derecede olması karşısında, kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini gerektiğinin düşünülmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış ve tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak;
1-Tanık ...’ün hazırlık ve duruşma aşamalarında verdiği ifadelerinde katılan’ın “ağza alınmayacak şekilde cep telefonuyla birilerine küfür ettiği; sanığın kedisine ‘hemşerim ne oluyor’dediği, bunun üzerine katılan’ın ‘sana ne’ demesi üzerine aralarında boğuşma olduğunu” ve bu sırada katılan’ın alkollü olduğunun sanık ve yanında bulunan tanık ...’ın da aşamalardaki ifadelerinde belirttiklerinin dosya kapsamından anlaşılması karşısında, bu hususun sanık lehine haksız tahrik olarak kabul edilmeyerek yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2-5237 sayılı yasanın 53/1-c maddesinde yazılı velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yasaklamanın aynı yasanın 53/3 maddesine göre kendi alt soyu bakımından şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde süre belirtilmeden karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 03/05/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.