Yargıtay 23. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2016/4272 K.2016/3352
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, sanığın resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarına ilişkin iddiaların 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d maddesi kapsamında uygun olmadığını tespit eterek, 23/03/2016 tarihinde oybirliğiyle hüküm kararını bozdu.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM: Sanık ... hakkında; beraat Sanık ... hakkında; beraat, mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanıklarca sahte olarak düzenlenen ve katılanın borçlu görüldüğü suça konu bono icra takibine konu edilip kamu kurumu aracı kılınarak katılanı dolandırmaya çalışıldığı iddia edilmesi karşısında; eylemin temas ettiği, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d maddesinde düzenlenen “kamu kurumu olan icra müdürlüğünün araç olarak kullanılması suretiyle,” nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devamla yazılı şekilde, hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanık ... hakkında; beraat Sanık ... hakkında; beraat, mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanıklarca sahte olarak düzenlenen ve katılanın borçlu görüldüğü suça konu bono icra takibine konu edilip kamu kurumu aracı kılınarak katılanı dolandırmaya çalışıldığı iddia edilmesi karşısında; eylemin temas ettiği, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d maddesinde düzenlenen “kamu kurumu olan icra müdürlüğünün araç olarak kullanılması suretiyle,” nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devamla yazılı şekilde, hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.