Yargıtay23. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2015/7618 K.2016/5658
Özet: Uyuşmazlık, temyiz dışı sanığın kiracı olarak imzaladığı sözleşme çerçevesinde evin kendisi tarafından kullanılmadığını ve kira ücretinin ödenmediğini iddia ederek dolandırıcılık suçlamasıdır; mahkeme, bu iddiaların kira sözleşmesine dayalı bir ihtilaf olduğunu değerlendirerek sanığın dolandırıcılık suçu işlediğine dair unsurların oluşmadığını kabul etti. Mahkeme, sanığı 10 ay erteli hapis ve 100 TL adli para cezasıyla hükümletti, ancak yargılama giderlerini sanığa yükleme kararı bozulduğundan kararın uygulanması için ilgili kanun hükümleri uyarınca yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirl
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: TCK'nın 157/1, 62/1, 51 ve 52. maddelerine göre 10 ay erteli hapis ve 100 TL adli para cezası
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Temyiz dışı sanığın kiracı, katılanın kiralayan, sanığın ise kefil olarak imzaladığı sözleşme doğrultusunda temyiz dışı sanığın, kendisinin kullanacağını belirterek katılanın dairesini kiraladığı, ancak kiraladığı evde kendisi oturmayıp katılanın bilgisi ve rızası haricinde evi sanık ...'e kiraya verdiği, sanıkların kira ücretini ödemedikleri, böylelikle dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia olunan olayda;
Sanık savunması, temyiz dışı sanığın savunması, katılan beyanı, kira sözleşmesi ve diğer deliller nazara alındığında; temyiz dışı sanık tarafından kiralanan evin daha sonra kira sözleşmesine aykırı olarak sanığa kiraya verilmesinin veya kiralama amacına aykırı kullanılmasının dolandırıcılık suçunu oluşturmayacağı, taraflar arasındaki anlaşmazlığın kira sözleşmesine dayanan hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu anlaşıldığından sanık hakkında unsurları itibariyle oluşmayan dolandırıcılık suçundan beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden dosya kapsamına ve oluşa uygun olmayan yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
CMK'nın 324/4 maddesi uyarınca, yargılama giderlerinin 6183 sayılı Amme Alacaklarını Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106 maddesindeki terkin edilmesi gereken tutarlardan az olması halinde, bu giderlerin Devlet Hazinesine yükletilmesine karar verileceğinin gözetilmeyerek terkin tutarı olan 20 TL altındaki 15 TL yargılama giderinin sanığa yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun'un 325. maddesi uyarınca kararın hükmü temyiz etmeyen diğer sanığa sirayetine, 03/05/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: TCK'nın 157/1, 62/1, 51 ve 52. maddelerine göre 10 ay erteli hapis ve 100 TL adli para cezası
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Temyiz dışı sanığın kiracı, katılanın kiralayan, sanığın ise kefil olarak imzaladığı sözleşme doğrultusunda temyiz dışı sanığın, kendisinin kullanacağını belirterek katılanın dairesini kiraladığı, ancak kiraladığı evde kendisi oturmayıp katılanın bilgisi ve rızası haricinde evi sanık ...'e kiraya verdiği, sanıkların kira ücretini ödemedikleri, böylelikle dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia olunan olayda;
Sanık savunması, temyiz dışı sanığın savunması, katılan beyanı, kira sözleşmesi ve diğer deliller nazara alındığında; temyiz dışı sanık tarafından kiralanan evin daha sonra kira sözleşmesine aykırı olarak sanığa kiraya verilmesinin veya kiralama amacına aykırı kullanılmasının dolandırıcılık suçunu oluşturmayacağı, taraflar arasındaki anlaşmazlığın kira sözleşmesine dayanan hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu anlaşıldığından sanık hakkında unsurları itibariyle oluşmayan dolandırıcılık suçundan beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden dosya kapsamına ve oluşa uygun olmayan yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
CMK'nın 324/4 maddesi uyarınca, yargılama giderlerinin 6183 sayılı Amme Alacaklarını Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106 maddesindeki terkin edilmesi gereken tutarlardan az olması halinde, bu giderlerin Devlet Hazinesine yükletilmesine karar verileceğinin gözetilmeyerek terkin tutarı olan 20 TL altındaki 15 TL yargılama giderinin sanığa yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun'un 325. maddesi uyarınca kararın hükmü temyiz etmeyen diğer sanığa sirayetine, 03/05/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.