Yargıtay 23. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2015/7003 K.2016/4158
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın satılık araç ilanları üzerinden kapora talep ederek mağdur ve katılan kişilere hileli olarak dolandırıcılık yapmasıdır; mahkeme, bu eylemleri nitelikli dolandırıcılıktan basit dolandırıcılığa indirger ve sanığı 10 ay hapis ile 500 TL adli para cezasına çarpar. Mahkeme ayrıca, adli para cezasının alt sınırını geçerek “30 gün” olarak belirlemiş olmasına rağmen, bu kararın bozulmasını ve sanığın haklarının saklı tutulmasını hükümlemiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık (değişen suç vasfına göre basit dolandırıcılık)
HÜKÜM: Sanığın mağdur ...'e karşı eylemi nedeni ile 5237 sayılı TCK'nın 157/1, 62, 52, 58 maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 500 TL adli para cezası ile, katılan ...'a karşı eylemi nedeni ile 5237 sayılı TCK'nın 157/1, 62, 52, maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 500 TL adli para cezası ile, mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın 26.07.2006 tarihinde .... Gazetesi'ne verdiği satılık Kango marka araç ilanını gören mağdur ...'ın ilanda belirtilen numarayı arayarak sanık ile irtibata geçtiği ve söz konusu aracın 18.000 TL'ye satımı hususunda anlaştıkları, sanığın aracın başkaları tarafından da satın alınmak istendiğini, öncelik hakkı olması için mağdurdan kapora göndermesi gerektiğini söylemesi üzerine, mağdur tarafından sanığın .... Bankası Etimesgut Şubesi'ndeki hesabına 1.000 TL kaporanın gönderildiği, sonrasında ise mağdurun bir daha sanığa ulaşamadığı, bu kez sanığın 23.05.2007 tarihinde .... Gazetesi'ne verdiği satılık caddy marka araç ilanını gören katılanın ilanda belirtilen numarayı arayarak sanık ile irtibata geçtiği ve söz konusu aracın 28.000 TL'ye satımı hususunda anlaştıkları, sanığın aracın başkaları tarafından da satın alınmak istendiğini, öncelik hakkı olması için katılandan kapora göndermesi gerektiğini söylemesi üzerine, katılan tarafından sanığın .... Bankası Sincan Çarşı Şubesi'ndeki hesabına 500 TL kaporanın gönderildiği, sonrasında ise katılanın bir daha sanığa ulaşamadığı, sanığın bu suretle katılan ve mağdura karşı hileli eylemlerle haksız menfaat temin ettiğinin iddia edildiği olayda,
1) Mağdur ...'e yönelik eylem açısından, aracın satılık olduğuna ilişkin gazete ilanı verilmiş olduğunun sanık ve mağdurca ifade edilmesi, katılan ...'a yönelik eylem açısından da gazete nüshasının dosya içerisinde bulunması karşısında ihtilafsız olan bu hususların, TCK'nın 6. maddesinde tanımlanan basın ve yayın yolu ile deyimi kavramına uyduğu anlaşıldığından, TCK'nın 158/1-g maddesi uyarınca basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu oluştuğu gözetilmeyerek suç vasfında hataya düşülmek suretiyle yazılı şekilde basit dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,
2) Kabule göre de, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde “30 gün” olarak tayin edilmesi,
3) Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan hapis cezası ile mahkumiyetine hükmolunduğu halde, TCK'nın 53/1. maddesi uyarınca belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmemiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi gereğince sanık hakkında kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 06/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık (değişen suç vasfına göre basit dolandırıcılık)
HÜKÜM: Sanığın mağdur ...'e karşı eylemi nedeni ile 5237 sayılı TCK'nın 157/1, 62, 52, 58 maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 500 TL adli para cezası ile, katılan ...'a karşı eylemi nedeni ile 5237 sayılı TCK'nın 157/1, 62, 52, maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 500 TL adli para cezası ile, mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın 26.07.2006 tarihinde .... Gazetesi'ne verdiği satılık Kango marka araç ilanını gören mağdur ...'ın ilanda belirtilen numarayı arayarak sanık ile irtibata geçtiği ve söz konusu aracın 18.000 TL'ye satımı hususunda anlaştıkları, sanığın aracın başkaları tarafından da satın alınmak istendiğini, öncelik hakkı olması için mağdurdan kapora göndermesi gerektiğini söylemesi üzerine, mağdur tarafından sanığın .... Bankası Etimesgut Şubesi'ndeki hesabına 1.000 TL kaporanın gönderildiği, sonrasında ise mağdurun bir daha sanığa ulaşamadığı, bu kez sanığın 23.05.2007 tarihinde .... Gazetesi'ne verdiği satılık caddy marka araç ilanını gören katılanın ilanda belirtilen numarayı arayarak sanık ile irtibata geçtiği ve söz konusu aracın 28.000 TL'ye satımı hususunda anlaştıkları, sanığın aracın başkaları tarafından da satın alınmak istendiğini, öncelik hakkı olması için katılandan kapora göndermesi gerektiğini söylemesi üzerine, katılan tarafından sanığın .... Bankası Sincan Çarşı Şubesi'ndeki hesabına 500 TL kaporanın gönderildiği, sonrasında ise katılanın bir daha sanığa ulaşamadığı, sanığın bu suretle katılan ve mağdura karşı hileli eylemlerle haksız menfaat temin ettiğinin iddia edildiği olayda,
1) Mağdur ...'e yönelik eylem açısından, aracın satılık olduğuna ilişkin gazete ilanı verilmiş olduğunun sanık ve mağdurca ifade edilmesi, katılan ...'a yönelik eylem açısından da gazete nüshasının dosya içerisinde bulunması karşısında ihtilafsız olan bu hususların, TCK'nın 6. maddesinde tanımlanan basın ve yayın yolu ile deyimi kavramına uyduğu anlaşıldığından, TCK'nın 158/1-g maddesi uyarınca basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu oluştuğu gözetilmeyerek suç vasfında hataya düşülmek suretiyle yazılı şekilde basit dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,
2) Kabule göre de, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde “30 gün” olarak tayin edilmesi,
3) Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan hapis cezası ile mahkumiyetine hükmolunduğu halde, TCK'nın 53/1. maddesi uyarınca belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmemiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi gereğince sanık hakkında kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 06/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.