Yargıtay 23. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2015/42 K.2015/46
1 kez atıf aldı Sonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu: Sanığın telefonla resmi bir görevli gibi davranarak mağdurunu dolandırdığı iddiası ve bu eylemin dolandırıcılık suçuna uygun olup olmadığı; (2) Mahkemenin sonucu: 12/11/2010 tarihli kararın bozulması, sanığın temyiz itirazlarının kabul edilerek 5320 sayılı Kanun ve 1412 sayılı CMUK hükümlerine göre karara son verilmesi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGITAYİLAMI
Esas No: 2015/42
Karar No: 2015/46
Tebliğname No: 11 - 2011/174438
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ: Tokat 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 12/11/2010
NUMARASI: 2010/387 (E) ve 2010/625 (K)
SANIK: H.. Ü..
SUÇ: Dolandırıcılık
SUÇ
TARİHİ: 05/11/2009
Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin, bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Sanığın suçunu inkar etmiş olmasına ve katılanın aşamalarda alınan beyanlarında, olay tarihinde .......... numaralı telefondan arayan kişinin kendisini resmi bir görevli olarak tanıtıp, telefon hattının olaylara karıştığını belirterek olayları çözmek için kendisinden kontör istemek ve göndermesini sağlamak suretiyle kendisini dolandırdığını belirtmesine karşılık, dosya içerisinde mevcut Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'nca gönderilen iletişimin tespiti kayıtlarından olay tarihinde katılana ait telefonun .............. numaralı telefondan arandığı, bu telefon hattının yine iletişimin tespiti kayıtlarına göre ..... Köyü Siverek/Şanlıurfa adresinde ikamet eden Y.... A... isimli bir şahsa ait olduğunun anlaşılmış olması karşısında gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, olay tarihinde katılanı hangi numara ya da numaraların hangi baz istasyonlarından aradığı ve sanığa ait hattın katılanı arayıp aramadığı tespit edildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Kararın gerekçesinde sanığın suçu işleyiş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman gözönüne alınarak asgari hadden ceza tayini suretiyle hüküm kurulduğu belirtilmesine karşın hüküm kısmında adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle 50 gün olarak tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
YARGITAYİLAMI
Esas No: 2015/42
Karar No: 2015/46
Tebliğname No: 11 - 2011/174438
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ: Tokat 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 12/11/2010
NUMARASI: 2010/387 (E) ve 2010/625 (K)
SANIK: H.. Ü..
SUÇ: Dolandırıcılık
SUÇ
TARİHİ: 05/11/2009
Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin, bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Sanığın suçunu inkar etmiş olmasına ve katılanın aşamalarda alınan beyanlarında, olay tarihinde .......... numaralı telefondan arayan kişinin kendisini resmi bir görevli olarak tanıtıp, telefon hattının olaylara karıştığını belirterek olayları çözmek için kendisinden kontör istemek ve göndermesini sağlamak suretiyle kendisini dolandırdığını belirtmesine karşılık, dosya içerisinde mevcut Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'nca gönderilen iletişimin tespiti kayıtlarından olay tarihinde katılana ait telefonun .............. numaralı telefondan arandığı, bu telefon hattının yine iletişimin tespiti kayıtlarına göre ..... Köyü Siverek/Şanlıurfa adresinde ikamet eden Y.... A... isimli bir şahsa ait olduğunun anlaşılmış olması karşısında gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, olay tarihinde katılanı hangi numara ya da numaraların hangi baz istasyonlarından aradığı ve sanığa ait hattın katılanı arayıp aramadığı tespit edildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Kararın gerekçesinde sanığın suçu işleyiş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman gözönüne alınarak asgari hadden ceza tayini suretiyle hüküm kurulduğu belirtilmesine karşın hüküm kısmında adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle 50 gün olarak tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.