Yargıtay23. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2015/196 K.2015/98
Özet: Uyuşmazlık konusu: Satış elemanı olarak çalışan sanığın, katılanın deposundaki malları izinsiz satıp parasını kendisine alarak hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddiası. Mahkeme sonucu: Delillerin yetersizliği ve sanığın savunmasının destekten yoksun olması sebebiyle beraat kararı verildi, karar 26/03/2015 tarihinde oybirliği ile bozuldu.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, failin kendisinin veya başkasının yararına olarak zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunması veya bu devir olgusunu inkar etmesi gerekmektedir. Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde nitelikli hali oluşmaktadır. Bu açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; Sanığın katılana ait şirketin deposunda satış elemanı olarak çalıştığı, depoda yapılan sayımda malların eksik olup sanık tarafından satışının yapıldığına dair belge de tanzim edilmediği, sanığın depodaki mallardan satıp parasını kendisine alarak hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddiasıyla görülen kamu davasında; dinlenen katılan ve tanık beyanlarında ortaya çıkan açığın sanık tarafından oluşturulduğuna ilişkin beyan ve delil belirtilmeyip, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin mahkumiyetine ilişkin delil bulunmadığı gerekçesiyle beraatine karar verilmiş ise de sanığın katılanın deposunun tek sorumlusu olduğu, dosya kapsamına göre depoda açık olduğunun sabit olduğu, sanığın savunmasının destekten yoksun soyut nitelikte kaldığı, sanığın atılı suçu işlemiş olduğunun anlaşılması karşısında yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten/lerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26/03/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, failin kendisinin veya başkasının yararına olarak zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunması veya bu devir olgusunu inkar etmesi gerekmektedir. Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde nitelikli hali oluşmaktadır. Bu açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; Sanığın katılana ait şirketin deposunda satış elemanı olarak çalıştığı, depoda yapılan sayımda malların eksik olup sanık tarafından satışının yapıldığına dair belge de tanzim edilmediği, sanığın depodaki mallardan satıp parasını kendisine alarak hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddiasıyla görülen kamu davasında; dinlenen katılan ve tanık beyanlarında ortaya çıkan açığın sanık tarafından oluşturulduğuna ilişkin beyan ve delil belirtilmeyip, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin mahkumiyetine ilişkin delil bulunmadığı gerekçesiyle beraatine karar verilmiş ise de sanığın katılanın deposunun tek sorumlusu olduğu, dosya kapsamına göre depoda açık olduğunun sabit olduğu, sanığın savunmasının destekten yoksun soyut nitelikte kaldığı, sanığın atılı suçu işlemiş olduğunun anlaşılması karşısında yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten/lerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26/03/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.