Yargıtay21. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 21. Ceza Dairesi E.2015/7108 K.2016/2196
Özet: Uyuşmazlık, sanığın resmi belgede sahtecilik ve başkasına ait kimlik bilgilerini kullanarak suç işlemesiyle ilgili iki ayrı hükümün iptali veya mahkumiyetine ilişkin kararın geçerliliği konusundadır; Mahkeme, hem “resmi belgede sahtecilik” hem de “başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” suçlarından kurulan mahkumiyet kararlarını, ilgili yasal düzenlemeler ve Anayasa Mahkemesi kararları ışığında geçerli kılarak, sanığın temyiz itirazlarını reddederek mahkumiyetini onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜM: Mahkumiyet
I. "Resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan hükme yönelik incelemede;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen başka bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle;
T.C. Anayasa Mahkemesi'nin, TCK.nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış olmasından kaynaklanan zorunluluk nedeniyle; TCK.nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin tüm kısımların hükümden çıkarılması ile yerine “TCK.nın 53. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilmek suretiyle uygulanmasına” ibaresi eklenmek suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün kısmen istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II. "Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması" suçundan kurulan hükme yönelik incelemede;
TCK'nın 268. maddesindeki "başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması" suçunun oluşabilmesi için, failin işlediği bir suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla hareket etmesinin gerektiği, somut olayda ise sanık ...'in, yapılan kimlik kontrolünde, ağabeyi ...'e ait bilgilerle tamamen sahte olarak düzenlenmiş, üzerinde kendi fotoğrafı bulunan suça konu sürücü belgesini polislere ibraz ettiği, polislerin sürücü belgesini sistemden sorgulayacakları sırada, sanığın hakkında bulunan yakalama kararından kurtulmak amacıyla sahte sürücü belgesi taşıdığını kabul ederek gerçek kimliğini açıkladığı anlaşıldığından, sanığın unsurları oluşmayan suçtan beraati yerine, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 09.03.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜM: Mahkumiyet
I. "Resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan hükme yönelik incelemede;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen başka bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle;
T.C. Anayasa Mahkemesi'nin, TCK.nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış olmasından kaynaklanan zorunluluk nedeniyle; TCK.nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin tüm kısımların hükümden çıkarılması ile yerine “TCK.nın 53. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilmek suretiyle uygulanmasına” ibaresi eklenmek suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün kısmen istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II. "Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması" suçundan kurulan hükme yönelik incelemede;
TCK'nın 268. maddesindeki "başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması" suçunun oluşabilmesi için, failin işlediği bir suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla hareket etmesinin gerektiği, somut olayda ise sanık ...'in, yapılan kimlik kontrolünde, ağabeyi ...'e ait bilgilerle tamamen sahte olarak düzenlenmiş, üzerinde kendi fotoğrafı bulunan suça konu sürücü belgesini polislere ibraz ettiği, polislerin sürücü belgesini sistemden sorgulayacakları sırada, sanığın hakkında bulunan yakalama kararından kurtulmak amacıyla sahte sürücü belgesi taşıdığını kabul ederek gerçek kimliğini açıkladığı anlaşıldığından, sanığın unsurları oluşmayan suçtan beraati yerine, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 09.03.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.