‹ Ana sayfa
Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2018/57 K.2018/3909

Esas No: 2018/57 · Karar No: 2018/3909 · Karar Tarihi: 04.04.2018
Özet: (1) İlgili uyuşmazlık, 05.07.2012 tarihinden sonra işlenen suçlar bağlamında, 6352 sayılı Kanun ve TCK’ta belirtilen zararın soruşturma aşamasında tazmin edilip edilmediğine ilişkin haksız yararlanma iddiası üzerine ortaya çıktı; (2) Mahkeme, şüpheliye soruşturma aşamasında zarar tazmin edilmediği taktirde kamu davası açma zorunluluğu getirilmesini ve tazminin zaten yapılmış sayıldığında kovuşturma koşulunun gerçekleşmediği açıklamasını doğrulayarak, davayı bozulmaya karar vererek kararı bozdu.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Karşılıksız yararlanma

HÜKÜM: Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 05.07.2012 tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından, 6352 sayılı Kanun'un 84. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesine eklenen 5. fıkra uyarınca, zararın soruşturma tamamlanmadan önce tazmin edilmesi halinde kamu davası açılamayacağı, başka bir anlatımla zararın giderilmemesinin dava şartı olduğu dikkate alındığında, soruşturma aşamasında şüpheliye, belirlenen vergisiz ve cezasız zarar miktarını kamu davası açılmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde hakkında dava açılmayacağı da hatırlatılarak usulünce bildirimde bulunulup, makul bir süre tanınması ve soruşturma aşamasında zararın tamamen tazmini halinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi, tamamen tazmin edilmemesi halinde dava açılması gerekmektedir. Ancak anılan şekilde soruşturma aşamasında kurum zararı bilirkişiye tespit ettirilmeden ve tespit ettirilse dahi usulünce bildirimde bulunulmadan sanık hakkında dava açılması halinde sanık kovuşturma aşamasında zararı tamamen giderirse, bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi, ayrıca sanığın 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinin 5. fıkrası hükmünden kaç kez yararlandığının denetimi açısından verilecek kararın 6352 sayılı Kanun'un 103. maddesi ile 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 6. maddesine eklenen 2. fıkra uyarınca adli sicilde bunlara mahsus sisteme kaydının sağlanması gerekir. Somut olayda; soruşturma aşamasında bilirkişi raporu alınarak kurum zararının belirlenmediği ve sanığa ödeme ihtarı da yapılmadığı anlaşılmakla; bilirkişiye kurumun vergisiz ve cezasız gerçek zararı hesaplattırılarak bilirkişi tarafından belirlenecek olan bu kurum zararını kovuşturma aşamasında ödemesi durumunda, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma koşulu gerçekleşmediğinden hakkında düşme kararı verileceğine dair sanığa ihtaratta bulunulup sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 04/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?