Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2016/3310 K.2018/8605
Özet: Şirketin, UYAP verilerinde gecikme nedeniyle hırsızlık suçunun gece saatinde işlendiğini iddia ederek sanığı hakkında TCK 143. maddesiyle fazla ceza tayin ettiğini, “şüpheden sanık yararlanır” ilkesine uygun olarak gündüz vakti işlediğinin kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle mahkeme, bozulma nedeniyle kararın 05.07.2018'de oybirliğiyle bozulmasını ilan etmiş.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan TCK’nın 116/4 maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile açılan kamu davası ile ilgili hüküm kurulmamış ise de; zamanaşımı süresi içerisinde hüküm kurulması ve 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Mağdurun saat 06.10'da uyandığında hırsızlığı farkettiğini beyan ettiği, suç saatine ilişkin başka bir tespitin de olmadığı, UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre suç tarihinde gece vaktinin yaz saati uygulaması da dikkate alındığında saat 04.5l’de sona erdiğinin anlaşılması karşısında, "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereğince hırsızlık suçunun sanık lehine gündüz vakti işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği halde, hırsızlık suçunun gece vakti işlendiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde denetime olanak verecek şekilde açıklanıp tartışılmadan sanık hakkında TCK'nın 143. maddesi ile uygulama yapılarak fazla ceza tayin edilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 05.07.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan TCK’nın 116/4 maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile açılan kamu davası ile ilgili hüküm kurulmamış ise de; zamanaşımı süresi içerisinde hüküm kurulması ve 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Mağdurun saat 06.10'da uyandığında hırsızlığı farkettiğini beyan ettiği, suç saatine ilişkin başka bir tespitin de olmadığı, UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre suç tarihinde gece vaktinin yaz saati uygulaması da dikkate alındığında saat 04.5l’de sona erdiğinin anlaşılması karşısında, "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereğince hırsızlık suçunun sanık lehine gündüz vakti işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği halde, hırsızlık suçunun gece vakti işlendiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde denetime olanak verecek şekilde açıklanıp tartışılmadan sanık hakkında TCK'nın 143. maddesi ile uygulama yapılarak fazla ceza tayin edilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 05.07.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.