Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2016/14736 K.2018/8910
Özet: Uyuşmazlık, sanığın hırsızlık, iftira ve silahla tehdit suçlarından dolayı verilen mahkumiyet kararıyla ilgili temyiz itirazlarını içerir. Mahkeme, hem zımni zamanaşımı gerekçesiyle kararın bozulması gerekmediğini hem de hırsızlık suçundaki hükmün yanlış uygulandığını belirterek temyiz itirazlarını reddederek kararına onay vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, iftira, silahla tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 1-Sanık hakkında iftira ve silahlı tehdit suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanığın iftira ve silahlı tehdit suçlarından eylemlerine uyan TCK’nın 267/1 ve 106/2-a. maddelerinde öngörülen cezanın üst sınırına göre TCK'nın 66/1-e, 66/2 maddeleri uyarınca hesaplanan 8 yıllık asli zamanaşımının, 23.10.2008 olan karar tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davalarının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 2-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarına gelince; Oluşa ve dosya kapsamına göre, sanığın, şikayetçinin otel odasında kapının arkasında asılı pantolonunun cebinden suça konu cep telefonu ve paraları alması şeklindeki eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirken, suç vasfının belirlenmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde aynı Kanun’un 141/1 maddesi gereği hüküm kurulması; koşulları oluşmadığı halde sanık hakkında teşebbüs hükümlerinin uygulanması ve adli sicil kaydında Elazığ 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 31/05/2005 tarihli, 2004/959 esas ve 2004/549 karar sayılı ilamıyla 765 sayılı TCK’nın 456/1ve 457/1. maddeleri uyarınca verilip, 18.07.2005 tarihinde kesinleşen 9 ay hapis cezası tekerrüre esas olmasına rağmen sanık hakkında TCK'nın 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedenleri yapılmamış, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 12/07/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık, iftira, silahla tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 1-Sanık hakkında iftira ve silahlı tehdit suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanığın iftira ve silahlı tehdit suçlarından eylemlerine uyan TCK’nın 267/1 ve 106/2-a. maddelerinde öngörülen cezanın üst sınırına göre TCK'nın 66/1-e, 66/2 maddeleri uyarınca hesaplanan 8 yıllık asli zamanaşımının, 23.10.2008 olan karar tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davalarının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 2-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarına gelince; Oluşa ve dosya kapsamına göre, sanığın, şikayetçinin otel odasında kapının arkasında asılı pantolonunun cebinden suça konu cep telefonu ve paraları alması şeklindeki eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirken, suç vasfının belirlenmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde aynı Kanun’un 141/1 maddesi gereği hüküm kurulması; koşulları oluşmadığı halde sanık hakkında teşebbüs hükümlerinin uygulanması ve adli sicil kaydında Elazığ 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 31/05/2005 tarihli, 2004/959 esas ve 2004/549 karar sayılı ilamıyla 765 sayılı TCK’nın 456/1ve 457/1. maddeleri uyarınca verilip, 18.07.2005 tarihinde kesinleşen 9 ay hapis cezası tekerrüre esas olmasına rağmen sanık hakkında TCK'nın 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedenleri yapılmamış, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 12/07/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.