Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2016/10192 K.2018/14390
Özet: Uyuşmazlık, 2016/10192 E. ve 2018/14390 K. isimli sanıkların hırsızlık ile konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlamalarına ilişkin olup, Hükümler, bozulan uygulama maddesi hatası ve tekerrür hükmünün hatalı uygulanmasına rağmen yasal düzenlemeler çerçevesinde gerekli düzeltmeler yapılmıştır. Mahkeme, eksik veya hatalı açıklamaları düzelterek hükümlerin sadece ilgili kısımlarını bozmaktadır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Gerekçeli kararda sanığın mağdurun ikametinden hırsızlık suçunu gerçekleştirdiği kabul edilmesine ve teşdiden temel cezanın belirlendiğinin belirtilmesine rağmen, kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm sonucunda uygulama maddesinin TCK'nın 142/1-b maddesi yerine aynı Kanun'un 142/2-b maddesi olarak yanlış gösterilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak görülmüş; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken mahkeme ilamı belirtilmediği, sanığın adli sicil kaydındaki ilamların incelenmesinde ise ilamların bir kısmında sanığın yaşının 18'den küçük olduğu ve bir kısmında ise ilamın infazından itibaren 3 yıllık süre geçtiğinden 5237 sayılı TCK'nın 58/1. maddesine göre tekerrüre esas teşkil etmedikleri ve sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas alınabilecek mahiyette bir mahkumiyet kaydının bulunmadığı hususu gözetilmeden, 5237 sayılı TCK'nın 58/6. maddesi gereğince sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve buna bağlı olarak denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından; TCK'nın 58. maddesinin uygulanması ile ilgili kısımların çıkartılmasına karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28/11/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Gerekçeli kararda sanığın mağdurun ikametinden hırsızlık suçunu gerçekleştirdiği kabul edilmesine ve teşdiden temel cezanın belirlendiğinin belirtilmesine rağmen, kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm sonucunda uygulama maddesinin TCK'nın 142/1-b maddesi yerine aynı Kanun'un 142/2-b maddesi olarak yanlış gösterilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak görülmüş; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken mahkeme ilamı belirtilmediği, sanığın adli sicil kaydındaki ilamların incelenmesinde ise ilamların bir kısmında sanığın yaşının 18'den küçük olduğu ve bir kısmında ise ilamın infazından itibaren 3 yıllık süre geçtiğinden 5237 sayılı TCK'nın 58/1. maddesine göre tekerrüre esas teşkil etmedikleri ve sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas alınabilecek mahiyette bir mahkumiyet kaydının bulunmadığı hususu gözetilmeden, 5237 sayılı TCK'nın 58/6. maddesi gereğince sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve buna bağlı olarak denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından; TCK'nın 58. maddesinin uygulanması ile ilgili kısımların çıkartılmasına karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28/11/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.