Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2014/7888 K.2015/599
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu, sanığın mühür bozma ve karşılıksız yararlanma suçlarından dolayı verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz başvurularının geçerliliği ve hukuki niteliğidir. (2) Mahkeme, 06/07/2011 tarihli mühür bozma kararı için temyizi reddederek, 12/03/2013 tarihli karşılıksız yararlanma kararını ise bozarak yeni bir yargılama yapılmasına gerek olmadığını belirterek, sanığın cezai sorumluluğunun kaldırılması yönünde oybirliğiyle karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık hakkında mühür bozma suçundan kurulan 06/07/2011 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
6352 sayılı Yasa'nın geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iade kararının sadece karşılıksız yararlanma suçundan kurulan hükümle ilgili olduğu, daha önce mühür bozma suçundan kurulan hüküm ile bu hükme karşı yapılan temyiz başvurularının geçerli olduğu, iade kararından sonra mühür bozma suçundan kurulan hüküm hukuken geçersiz olup, sanık hakkında mühür bozma suçundan 06.07.2011 tarihinde verilen karara yönelik temyiz istemi üzerine yapılan incelemede;
Mühür bozma suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün; 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Yasa'nın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna eklenen geçici 2. maddede, Bölge Adliye Mahkemeleri faaliyete geçinceye kadar hapis cezasından verilenler hariç olmak üzere sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dahil adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükümlerine karşı temyiz yasa yoluna başvurulamayacağı öngörülmekle, hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından, sanığın temyiz isteminin 1412 sayılı Yasa'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan kurulan 12/03/2013 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın ödediği miktarın bilirkişinin normal tarifeye göre hesapladığı kaçak elektrik bedelini karşıladığı anlaşılmakla, katılan kurumun zararını tazmin etmiş olan sanıklar hakkında, 6352 sayılı Yasa'nın geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 6352 sayılı Yasa'nın geçici 2/2 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/4-(a) maddeleri uyarınca sanık hakkında CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 22.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık hakkında mühür bozma suçundan kurulan 06/07/2011 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
6352 sayılı Yasa'nın geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iade kararının sadece karşılıksız yararlanma suçundan kurulan hükümle ilgili olduğu, daha önce mühür bozma suçundan kurulan hüküm ile bu hükme karşı yapılan temyiz başvurularının geçerli olduğu, iade kararından sonra mühür bozma suçundan kurulan hüküm hukuken geçersiz olup, sanık hakkında mühür bozma suçundan 06.07.2011 tarihinde verilen karara yönelik temyiz istemi üzerine yapılan incelemede;
Mühür bozma suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün; 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Yasa'nın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna eklenen geçici 2. maddede, Bölge Adliye Mahkemeleri faaliyete geçinceye kadar hapis cezasından verilenler hariç olmak üzere sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dahil adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükümlerine karşı temyiz yasa yoluna başvurulamayacağı öngörülmekle, hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından, sanığın temyiz isteminin 1412 sayılı Yasa'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan kurulan 12/03/2013 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın ödediği miktarın bilirkişinin normal tarifeye göre hesapladığı kaçak elektrik bedelini karşıladığı anlaşılmakla, katılan kurumun zararını tazmin etmiş olan sanıklar hakkında, 6352 sayılı Yasa'nın geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 6352 sayılı Yasa'nın geçici 2/2 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/4-(a) maddeleri uyarınca sanık hakkında CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 22.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.