Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2014/28263 K.2016/10563
Özet: Uyuşmazlık konusu, suça sürüklenen çocuğun hırsızlık suçundan mahkum edilmesi sırasında TCK ve Çocuk Koruma Kanunu hükümlerinin ihmal edilmesidir; Mahkeme, bu eksiklikler nedeniyle hükmün bozulmasına karar vererek mahkumiyeti iptal etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuğun park halinde bulunan kilitli vaziyetteki traktörü çalması şeklindeki eyleminin TCK'nın 142/1-b maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-18.12.2012 tarihli olay yakalama teslim tutanak içeriğine göre soruşturması ayrı yürütülen başka bir hırsızlık nedeniyle savunmasına başvurulan suça sürüklenen çocuğa şüphe üzerine müştekiye yönelik gerçekleştirilen hırsızlık eylemi sorulduğunda kendisinin gerçekleştirdiğini ikrar ederek suça konu traktörü bıraktığı yeri söyleyerek müştekiye soruşturma aşamasında iadeyi sağladığının anlaşılması karşısında suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 3-TCK'nın 31. ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 11/1. maddeleri uyarınca, 5395 sayılı Kanun'un 5. maddesinde öngörülen koruyucu ve destekleyici tedbirlerin suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından uygulanabileceği gözetilmeden, cezai sorumluluğu olan ve hakkında mahkumiyet hükmü kurulan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca danışmanlık tedbirine hükmedilmesi, 4- 5275 sayılı CGİK'nın 106/4. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen hapisten çevrilen adli para cezalarının ödenmemesi halinde bu cezaların hapse çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi, 5- 5271 sayılı CMK'nın 150/2. maddesi uyarınca, suça sürüklenen çocuğu savunmak üzere bir avukatın görevlendirilmesi nedeniyle, zorunlu müdafii için ödenen avukatlık ücretinin, dosyadaki bilgilerden mali olanaklardan yoksun olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı şekilde yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 02/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuğun park halinde bulunan kilitli vaziyetteki traktörü çalması şeklindeki eyleminin TCK'nın 142/1-b maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-18.12.2012 tarihli olay yakalama teslim tutanak içeriğine göre soruşturması ayrı yürütülen başka bir hırsızlık nedeniyle savunmasına başvurulan suça sürüklenen çocuğa şüphe üzerine müştekiye yönelik gerçekleştirilen hırsızlık eylemi sorulduğunda kendisinin gerçekleştirdiğini ikrar ederek suça konu traktörü bıraktığı yeri söyleyerek müştekiye soruşturma aşamasında iadeyi sağladığının anlaşılması karşısında suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 3-TCK'nın 31. ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 11/1. maddeleri uyarınca, 5395 sayılı Kanun'un 5. maddesinde öngörülen koruyucu ve destekleyici tedbirlerin suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından uygulanabileceği gözetilmeden, cezai sorumluluğu olan ve hakkında mahkumiyet hükmü kurulan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca danışmanlık tedbirine hükmedilmesi, 4- 5275 sayılı CGİK'nın 106/4. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen hapisten çevrilen adli para cezalarının ödenmemesi halinde bu cezaların hapse çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi, 5- 5271 sayılı CMK'nın 150/2. maddesi uyarınca, suça sürüklenen çocuğu savunmak üzere bir avukatın görevlendirilmesi nedeniyle, zorunlu müdafii için ödenen avukatlık ücretinin, dosyadaki bilgilerden mali olanaklardan yoksun olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı şekilde yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 02/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.