‹ Ana sayfa
Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2013/32697 K.2014/23151

Esas No: 2013/32697 · Karar No: 2014/23151 · Karar Tarihi: 14.10.2014
Özet: Uyuşmazlık, sanığın yakınının izni olmadan internet bankacılığı aracılığıyla başka hesaplara para havale etmesi ve bu işlemin hırsızlık olarak değerlendirilip 244/4 TCK ile cezalandırılmasıdır. Mahkeme, temyiz itirazlarını kabul ederek kararını bozmuş ve yeni bir hüküm kurulmasına karar vermiştir.
Tebliğname No: 8 - 2012/70636

MAHKEMESİ: Bakırköy 31. Asliye Ceza Mahkemesi

TARİHİ: 22/12/2011

NUMARASI: 2009/1074 (E) ve 2011/1352 (K)
SUÇ: Hırsızlık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Dosya içeriğine ve oluşa göre; sanığın, yakınanın G.B. B. Ş'deki internet bankacılığına açık mevduat hesabından, yakınanın bilgisi ve rızası dışında hukuka aykırı biçimde internet aracılığı ile diğer sanıklar N.. B.. ve B.. G..'ün aynı banka neznindeki farklı şube hesaplarına para havale ettiği, ancak yakınanın başvuru üzerine bloke olunan parayı hesaptan çekemeden, bloke edilen suça konu paranın yakınanın hesabına iade edildiğinin anlaşılması karşısında, sanığın teşebbüs (kalkışma) aşamasında kalan eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/2-e maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suçun niteliğinde yanılgıya düşülerek aynı Yasanın 244/4. maddesi ile hüküm kurulması,
Kabule göre ise de;
2- Sanık hakkında tayin olunan gün karşılığı adli ara cezasının 1 gün karşılığı miktar belirlenerek 5237 sayılı TCK'nın 52/1-2. maddesi uyarınca adli para cezası miktarının hesaplanarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Temel ceza tayin olunurken hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde, farklı bir gerekçe gösterilmeden aynı gerekçe ile adli para cezasına esas alınan birim gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle çelişkiye neden olunması,
4- 5237 sayılı TCK'nın 53/1-c maddesinde belirtilen “velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan” yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca, sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri yönünden koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi (BOZULMASINA), 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi yollamasıyla CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 14.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?