Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2012/25232 K.2013/13490
Özet: Uyuşmazlık, çocuk sanığın hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını bozma suçlarından hüküm giyilmesiyle ilgili temyiz itirazlarıdır; mahkeme, 5275 sayılı Yasanın 106/4. maddesinin ihmal edilerek para cezasının hapse çevrildiği gerekçesiyle verilen kararları bozdurarak, adli para cezası ödenmediğinde hapse çevrilmeyeceğini belirterek hükmü düzeltti ve onayladı.
MAHKEMESİ: Çocuk Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
5275 Sayılı Yasanın 106/4. maddesi gereğince “çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez” hükmü gözetilmeden, yaşı küçük sanığın adli para cezasını ödemediği takdirde ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği şeklinde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 Sayılı CYUY.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Yasanın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasının paraya çevirmeye dair kısmında TCK'nun 52/2 maddesinden önce gelmek üzere''50/1.a'' ibaresinin eklenmesi ve “ adli para cezasının ödenmemesi halinde, para cezasının ödenmeyen kısmına karşılık gelen gün miktarınca hapsedileceğine ” ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkarılmasına karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II) Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyizine gelince;
I-Oluşa göre katılanın işyerinden bağımsız ve iş yeriyle irtibatı da bulunmayan aynı binanın demir korkuluklarla kapatılarak merdiven boşluğunda meydana getirilen ve depo olarak kullanılan yerde işlenen hırsızlık suçunda atılı iş yeri dokunulmazlığını bozma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine yazılı şekilde hükümlülüğüne karar verilmesi,
II- Kabule göre de;
5275 Sayılı Yasanın 106/4. maddesi gereğince “çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez” hükmü gözetilmeden, yaşı küçük sanığın adli para cezasını ödemediği takdirde ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği şeklinde hüküm kurulması,
-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/ 11-250 2009/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı, iş yeri dokunulmazlığını bozma suçunun maddi zarar oluşumuna uygun suçlardan olmadığı ve sanığın sabıkasının da bulunmadığı gözetilerek; 5271 sayılı CMK’ nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendi uyarınca, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda oluşacak kanaate göre hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılamayacağına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden; “...zararın giderilmemiş olması, suç işleme hususundaki eğilimine göre bir daha suç işlemekten çekineceğine olumlu kanaat edinilmediği...” şeklinde, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle sanık hakkında aynı kanunun 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 27/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
5275 Sayılı Yasanın 106/4. maddesi gereğince “çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez” hükmü gözetilmeden, yaşı küçük sanığın adli para cezasını ödemediği takdirde ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği şeklinde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 Sayılı CYUY.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Yasanın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasının paraya çevirmeye dair kısmında TCK'nun 52/2 maddesinden önce gelmek üzere''50/1.a'' ibaresinin eklenmesi ve “ adli para cezasının ödenmemesi halinde, para cezasının ödenmeyen kısmına karşılık gelen gün miktarınca hapsedileceğine ” ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkarılmasına karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II) Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyizine gelince;
I-Oluşa göre katılanın işyerinden bağımsız ve iş yeriyle irtibatı da bulunmayan aynı binanın demir korkuluklarla kapatılarak merdiven boşluğunda meydana getirilen ve depo olarak kullanılan yerde işlenen hırsızlık suçunda atılı iş yeri dokunulmazlığını bozma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine yazılı şekilde hükümlülüğüne karar verilmesi,
II- Kabule göre de;
5275 Sayılı Yasanın 106/4. maddesi gereğince “çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez” hükmü gözetilmeden, yaşı küçük sanığın adli para cezasını ödemediği takdirde ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği şeklinde hüküm kurulması,
-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/ 11-250 2009/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı, iş yeri dokunulmazlığını bozma suçunun maddi zarar oluşumuna uygun suçlardan olmadığı ve sanığın sabıkasının da bulunmadığı gözetilerek; 5271 sayılı CMK’ nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendi uyarınca, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda oluşacak kanaate göre hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılamayacağına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden; “...zararın giderilmemiş olması, suç işleme hususundaki eğilimine göre bir daha suç işlemekten çekineceğine olumlu kanaat edinilmediği...” şeklinde, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle sanık hakkında aynı kanunun 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 27/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.