Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2011/20912 K.2011/35754
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Elektrik enerjisi hırsızlığı
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin yokluğunda verilen hükümde, başvuru şekli belirtilmemiş ise de, “tebliğden itibaren 7 gün içinde Yargıtay’a temyiz yoluna başvurulabileceği” belirtilerek, karara karşı kanun yoluna başvuru olanağı, mercii, süre ve sürenin başlama tarihi gösterildiğinden, tebliğnamedeki bu hususa yönelik görüşe iştirak edilmemiştir. Ancak;
Sanık müdafiinin yokluğunda verilen hükmün tebliğ edildiği Avukat ...’nin, sanık müdafiinin daimi çalışanı olduğunun tebligat evrakında belirtilmemesi, temyiz dilekçesine ekli Bitlis Barosu Başkanlığı Avukat Katibi kimlik kartından, sanık müdafiinin katibinin ... olduğu ve aynı mahkemenin 25.02.2009 gün ve 188-40 sayılı dosyasındaki temyiz dilekçesinin ekinde sunulan vergi levhasından adı geçen Avukat ...’nin tebliğ tarihinden önce 13.02.2009 tarihinde serbest olarak çalışmaya başladığının anlaşılması karşısında, gerekçeli karar tebliği usulsüz olduğundan, öğrenme üzerine hükmü temyiz eden sanık müdafiinin temyiz isteminin yasal süresinde olduğu kabul edilip, sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine dair 13.04.2009 tarihli karar kaldırılarak 25.02.2009 tarih ve 174-25 sayılı kararın yapılan incelemesinde;
Sanığa atılı elektrik enerjisi hırsızlığı suçunun gerektirdiği cezanın miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerine göre hesaplanan yedi yıl altı aylık zamanaşımının suç ve inceleme tarihleri arasında gerçekleştiği anlaşılmakla, hükmün BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 Sayılı CMK.nun 223/8. maddesi uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 06.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Elektrik enerjisi hırsızlığı
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin yokluğunda verilen hükümde, başvuru şekli belirtilmemiş ise de, “tebliğden itibaren 7 gün içinde Yargıtay’a temyiz yoluna başvurulabileceği” belirtilerek, karara karşı kanun yoluna başvuru olanağı, mercii, süre ve sürenin başlama tarihi gösterildiğinden, tebliğnamedeki bu hususa yönelik görüşe iştirak edilmemiştir. Ancak;
Sanık müdafiinin yokluğunda verilen hükmün tebliğ edildiği Avukat ...’nin, sanık müdafiinin daimi çalışanı olduğunun tebligat evrakında belirtilmemesi, temyiz dilekçesine ekli Bitlis Barosu Başkanlığı Avukat Katibi kimlik kartından, sanık müdafiinin katibinin ... olduğu ve aynı mahkemenin 25.02.2009 gün ve 188-40 sayılı dosyasındaki temyiz dilekçesinin ekinde sunulan vergi levhasından adı geçen Avukat ...’nin tebliğ tarihinden önce 13.02.2009 tarihinde serbest olarak çalışmaya başladığının anlaşılması karşısında, gerekçeli karar tebliği usulsüz olduğundan, öğrenme üzerine hükmü temyiz eden sanık müdafiinin temyiz isteminin yasal süresinde olduğu kabul edilip, sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine dair 13.04.2009 tarihli karar kaldırılarak 25.02.2009 tarih ve 174-25 sayılı kararın yapılan incelemesinde;
Sanığa atılı elektrik enerjisi hırsızlığı suçunun gerektirdiği cezanın miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerine göre hesaplanan yedi yıl altı aylık zamanaşımının suç ve inceleme tarihleri arasında gerçekleştiği anlaşılmakla, hükmün BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 Sayılı CMK.nun 223/8. maddesi uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 06.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.