Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2010/607 K.2011/42168
Özet: (1) Uyuşmazlık, mağdur çocukların tanık olarak dinlenmesi sırasında ev telefonunun arandığı iddiaları ve bu durumun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ilgili maddelerine uygunluğu üzerine kurulmuştur. (2) Mahkeme, delillerin yetersiz olduğunu belirterek, kanuna aykırı davranışın sonuca etkili olmadığını kabul etmiş ve kararını onaylamıştır.
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5271 sayılı CMK'nın 52. maddesinin 3. fıkra (a) bendi uyarınca, mağdur çocukların tanıklığında, görüntü veya seslerin kayda alınması, aynı Yasa'nın 236. maddesinin 3. fıkrası uyarınca tanık olarak dinlenmeleri sırasında psikoloji, psikiyatri, tıp veya eğitim alanında uzman bir kişinin bulundurulması gerekli ise de, katılanlara ait ev telefonunun birden fazla kez aranarak hakaret edildiği iddiası üzerine, ev telefonunun iki kez birer ay süreyle tespite alınmasına rağmen arayan numaranın tespit edilememesi, ev telefonundan aradığı sabit olmayan ve fakat katılan Canan'ın kullandığı Duygu'ya ait cep telefonunu üç kez aradığı belirlenen sanık hakkında, telefonun sahibi de olmayan Canan'ın, sanığı tanımaması nedeniyle ve ev telefonunu da aradığı soyut iddiası ile kamu davası açılması, sanığın, katılanları tanımadığını, cep telefonunu da, kızı için endişelenmesi nedeniyle aradığını belirtmesi karşısında, atılı hakaret ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından cezalandırılmasına yeterli kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığından, CMK'nın 52/3-a ve 236/3. maddelerine aykırı davranılması sonuca etkili görülmeyip, her dinlenmede psikolojileri daha da bozulacak olan mağdur çocukların, CMK'nın 236. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca zorunluluk arzeden haller dışında, soruşturma veya kovuşturmada tanık olarak bir defa dinlenebileceği de dikkate alınarak tebliğnamenin bozma düşüncesine katılınmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün (ONANMASINA), 21.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
5271 sayılı CMK'nın 52. maddesinin 3. fıkra (a) bendi uyarınca, mağdur çocukların tanıklığında, görüntü veya seslerin kayda alınması, aynı Yasa'nın 236. maddesinin 3. fıkrası uyarınca tanık olarak dinlenmeleri sırasında psikoloji, psikiyatri, tıp veya eğitim alanında uzman bir kişinin bulundurulması gerekli ise de, katılanlara ait ev telefonunun birden fazla kez aranarak hakaret edildiği iddiası üzerine, ev telefonunun iki kez birer ay süreyle tespite alınmasına rağmen arayan numaranın tespit edilememesi, ev telefonundan aradığı sabit olmayan ve fakat katılan Canan'ın kullandığı Duygu'ya ait cep telefonunu üç kez aradığı belirlenen sanık hakkında, telefonun sahibi de olmayan Canan'ın, sanığı tanımaması nedeniyle ve ev telefonunu da aradığı soyut iddiası ile kamu davası açılması, sanığın, katılanları tanımadığını, cep telefonunu da, kızı için endişelenmesi nedeniyle aradığını belirtmesi karşısında, atılı hakaret ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından cezalandırılmasına yeterli kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığından, CMK'nın 52/3-a ve 236/3. maddelerine aykırı davranılması sonuca etkili görülmeyip, her dinlenmede psikolojileri daha da bozulacak olan mağdur çocukların, CMK'nın 236. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca zorunluluk arzeden haller dışında, soruşturma veya kovuşturmada tanık olarak bir defa dinlenebileceği de dikkate alınarak tebliğnamenin bozma düşüncesine katılınmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün (ONANMASINA), 21.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.