Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2010/3029 K.2011/41804
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın hakaret ve kasten yaralama suçlarından dolayı verilen hapis cezalarına ilişkin temyiz taleplerinin değerlendirilmesidir; mahkeme, hem hakaret hem de kasten yaralama kararlarını temyiz itirazları yerinde olmadığı gerekçesiyle reddederek, bu kararların istem gibi onanmasını ve sonrasında 19/12/2011’de oybirliğiyle bozulan kasten yaralama kararıyla birlikte sanığın mahkumiyetini kesinleştirerek hüküm sürdürmüştür.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hakaret, kasten yaralama
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I-Sanık hakkında hakaret suçundan verilen karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesine göre, anılan madde ve fıkrada belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmanın kasten işlenmiş bir suçtan dolayı verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi uygulanırken maddede yazılı bulunan hangi haklardan ne kadar süreyle yoksun bırakıldığı hususunun açıkça belirtilmemesi infaz aşamasında nazara alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-Sanık hakkında kasten yaralama suçundan verilen karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesine göre, anılan madde ve fıkrada belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmanın kasten işlenmiş bir suçtan dolayı verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi uygulanırken maddede yazılı bulunan hangi haklardan ne kadar süreyle yoksun bırakıldığı hususunun açıkça belirtilmemesi infaz aşamasında nazara alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Müştekinin soruşturma aşamasından itibaren sanığın kendisini 21.08.2007 tarihinden bir ay önce dövdüğünü, 21.08.2007 tarihinde dövmediğini iddia etmesi ve kamu davasınında 21.08.2007 tarihinden bir ay önce meydana geldiği iddia edilen eylemle ilgili olarak açılmış olmasına karşın, müştekinin 22.08.2007 tarihinde alınan adli raporundaki yaralanmaların 21.08.2007 tarihinden bir ay önce meydana gelen olayla ilgili olup olmadığı kesin olarak belirlenmeden anılan rapora dayanılarak sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 19/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Hakaret, kasten yaralama
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I-Sanık hakkında hakaret suçundan verilen karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesine göre, anılan madde ve fıkrada belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmanın kasten işlenmiş bir suçtan dolayı verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi uygulanırken maddede yazılı bulunan hangi haklardan ne kadar süreyle yoksun bırakıldığı hususunun açıkça belirtilmemesi infaz aşamasında nazara alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-Sanık hakkında kasten yaralama suçundan verilen karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesine göre, anılan madde ve fıkrada belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmanın kasten işlenmiş bir suçtan dolayı verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi uygulanırken maddede yazılı bulunan hangi haklardan ne kadar süreyle yoksun bırakıldığı hususunun açıkça belirtilmemesi infaz aşamasında nazara alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Müştekinin soruşturma aşamasından itibaren sanığın kendisini 21.08.2007 tarihinden bir ay önce dövdüğünü, 21.08.2007 tarihinde dövmediğini iddia etmesi ve kamu davasınında 21.08.2007 tarihinden bir ay önce meydana geldiği iddia edilen eylemle ilgili olarak açılmış olmasına karşın, müştekinin 22.08.2007 tarihinde alınan adli raporundaki yaralanmaların 21.08.2007 tarihinden bir ay önce meydana gelen olayla ilgili olup olmadığı kesin olarak belirlenmeden anılan rapora dayanılarak sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 19/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.