Yargıtay 19. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2017/479 K.2019/951
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, 6831 sayılı Kanuna Aykırılık suçunda sanık ve katılımcı vekil için doğrudan yasadışı uygulamaları belirleyip; 5320 sayılı Kanun, 1412 sayılı CMUK uyarınca kararın bozulmasını, dosyanın yargılamanın bozma öncesi aşamasından başlayarak mahkemeye gönderilmesini, oy birliğiyle 24/01/2019 tarihinde onayladı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suçun önem ve değeri ile işgal ve faydalanmada bulunulan alanın genişliği nedeniyle, sanık hakkında ceza tayin edilirken, TCK'nun 1,3,61. maddeleri gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılarak temel cezanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
1- 5237 sayılı TCK'nun 52/4. maddesi gereğince adli para cezasının 20 eşit taksitte ödenmesine karar verilirken infazda duraksamaya yol açacak şekilde taksit aralığının gösterilmemesi,
2- Kendini vekil ile temsil ettiren katılan ... idaresi lehine hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin sanıktan alınarak Hazineye irat kaydedilmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ile katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 24/01/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suçun önem ve değeri ile işgal ve faydalanmada bulunulan alanın genişliği nedeniyle, sanık hakkında ceza tayin edilirken, TCK'nun 1,3,61. maddeleri gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılarak temel cezanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
1- 5237 sayılı TCK'nun 52/4. maddesi gereğince adli para cezasının 20 eşit taksitte ödenmesine karar verilirken infazda duraksamaya yol açacak şekilde taksit aralığının gösterilmemesi,
2- Kendini vekil ile temsil ettiren katılan ... idaresi lehine hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin sanıktan alınarak Hazineye irat kaydedilmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ile katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 24/01/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.