Yargıtay 17. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2016/15296 K.2017/11246
Özet: Uyuşmazlık, sanığın karşılıksız yararlanma suçundan dolayı Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen mahkumiyet kararı üzerine temyiz başvurusu üzerine durmaktadır; Mahkeme, mükerrer dava ve suç tarihleri incelenerek ceza hükümlerinin tekrarı olmayacak şekilde yeniden değerlendirilmesine karar verdi. Sonuç olarak mahkeme, temyiz kararıyla 2016/15296 E. ve 2017/11246 K. davalarındaki mahkumiyet kararlarını bozarak yeni bir hüküm beklemesini emredmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1) Dosya arasında bulunan tutanaklar için sanık hakkında açılan davalara ilişkin tüm dosyaların getirtilerek, tutanak adreslerinin aynı olması da göz önünde bulundurularak bu dosyaya ait suç tarihi esas alınmak suretiyle diğer dosyalardaki suç tarihlerinin karşılaştırılması, diğer iddianame tarihleri de dikkate alınarak mükerrer cezalandırmayı önlemek açısından sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan açılmış bağlantılı başka davalar bulunup bulunmadığı araştırılıp, deliller bir bütün halinde değerlendirilerek; sanık hakkında müsnet suçtan açılan kamu davalarının mükerrer olduğunun anlaşılması halinde, mükerrer davanın reddine karar verilmesi; aksi halde, gerektiğinde ve olanaklı ise dosyaların birleştirilerek sanık hakkında TCK'nın 43. maddesinin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2) Sanık hakkında düzenlenen kaçak su tespit tutanağında, işyerinde sayaçsız olarak düz boru takarak su kullandığının tespit edilmesi karşısında; sanığın suça konu iş yerini ne kadar süredir işlettiğinin ve kaçak kullanımın ne zaman başladığının kesin olarak saptanması, halen bu iş yerini işletiyorsa keşif yapılıp kullanılabilecek su miktarı belirlenmek suretiyle, iş yerini işletmiyorsa tespit tutanağında belirtilen kullanılabilecek su miktarına göre kaçak kullanım bedeli konusunda teknik bilirkişiden rapor alınmadan eksik kovuşturma ile hüküm kurulması,
3) Alınacak bilirkişi raporu sonucunda, 02.07.2012 tarihinde kabul edilerek, 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un geçici 2. maddesinin l. fıkrası uyarınca aynı maddenin 2. fıkrası gereğince, şikayetçi kurumun zararını tazmin etmesi halinde sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilerek, sanığın kurumun zararını giderip gidermediği sorularak, gidermediğinin tespiti halinde, “Bilirkişi tarafından tespit edilecek normal tarifeye göre vergiler dahil, cezasız kaçak kullanım bedeline ilişkin zararı, ödemiş olduğu miktar mahsup edildikten sonra, gidermesi halinde 6352 sayılı Yasa'nın geçici 2/2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” dair bildirimde bulunularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’nun temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 09.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1) Dosya arasında bulunan tutanaklar için sanık hakkında açılan davalara ilişkin tüm dosyaların getirtilerek, tutanak adreslerinin aynı olması da göz önünde bulundurularak bu dosyaya ait suç tarihi esas alınmak suretiyle diğer dosyalardaki suç tarihlerinin karşılaştırılması, diğer iddianame tarihleri de dikkate alınarak mükerrer cezalandırmayı önlemek açısından sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan açılmış bağlantılı başka davalar bulunup bulunmadığı araştırılıp, deliller bir bütün halinde değerlendirilerek; sanık hakkında müsnet suçtan açılan kamu davalarının mükerrer olduğunun anlaşılması halinde, mükerrer davanın reddine karar verilmesi; aksi halde, gerektiğinde ve olanaklı ise dosyaların birleştirilerek sanık hakkında TCK'nın 43. maddesinin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2) Sanık hakkında düzenlenen kaçak su tespit tutanağında, işyerinde sayaçsız olarak düz boru takarak su kullandığının tespit edilmesi karşısında; sanığın suça konu iş yerini ne kadar süredir işlettiğinin ve kaçak kullanımın ne zaman başladığının kesin olarak saptanması, halen bu iş yerini işletiyorsa keşif yapılıp kullanılabilecek su miktarı belirlenmek suretiyle, iş yerini işletmiyorsa tespit tutanağında belirtilen kullanılabilecek su miktarına göre kaçak kullanım bedeli konusunda teknik bilirkişiden rapor alınmadan eksik kovuşturma ile hüküm kurulması,
3) Alınacak bilirkişi raporu sonucunda, 02.07.2012 tarihinde kabul edilerek, 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un geçici 2. maddesinin l. fıkrası uyarınca aynı maddenin 2. fıkrası gereğince, şikayetçi kurumun zararını tazmin etmesi halinde sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilerek, sanığın kurumun zararını giderip gidermediği sorularak, gidermediğinin tespiti halinde, “Bilirkişi tarafından tespit edilecek normal tarifeye göre vergiler dahil, cezasız kaçak kullanım bedeline ilişkin zararı, ödemiş olduğu miktar mahsup edildikten sonra, gidermesi halinde 6352 sayılı Yasa'nın geçici 2/2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” dair bildirimde bulunularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’nun temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 09.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.