Yargıtay 17. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2015/12043 K.2016/4331
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın işyerinden hırsızlık yaptığı iddiası ve mahkeme kararıyla ilgili hesap hatası nedeniyle verilen cezanın yanlışlığıdır; Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/12043 E., 2016/4331 K. kararında, sanık hakkında hırsızlık suçundan hüküm verildiği ancak hesaplama hatası sonucu özgürlüğü bağlayıcı cezanın “3 ay 26 gün” yerine “3 ay 10 gün” olarak belirlenmesi nedeniyle eksik para cezası verilmiştir. Mahkeme, bu hata ve ilgili temyiz gerekçelerini dikkate alarak kararını bozmuş, sanığın özgürlük cezasının doğru miktara düzeltilmesini ve eksik para cezasının iptal edilmesini sağlamış
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçları nedeniyle beraat kararı verildiğinden tebliğnamede bu yönde yapılan eleştiriye iştirak olunmamıştır.
1-08.11.2010 tarihinde geceleyin müştekiye ait işyerinden eşyaların hırsızlandığı, şüphe üzerine yakalanan sanığın öz oğlu ...'ın tüm aşamalarda istikrarlı biçimde işyerine kendisinin tek başına girdiğini, çaldığı eşyaları eve getirdiğini, üvey annesi kızınca eşyaları babası ile birlikte tanık ...'in evine götürdüklerini beyan ettiği; sanığın ise savunmasında hırsızlık yapmadığını, oğlunun öğrenci arkadaşlarından aldığını eşyaları tanığın evine bıraktığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; “Şüpheden sanık yararlanır.” kuralı uyarınca sanık lehine değerlendirme ile, sanık ...'ın eyleminin TCK'nın 165. maddesinde düzenlenen suç eşyasını kabul etme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 143. maddeleri gereğince verilen “2 yıl 4 ay “hapis cezasından, aynı Kanun'un 168/1. maddesi uyarınca (2/3), 39. maddesi gereğince (½) ve 62. maddesi gereğince (1/6) oranında indirim yapıldığında sanığın özgürlüğü bağlayıcı cezasının “3 ay 26 gün” yerine, “3 ay 10 gün” hapis olarak belirlenmesi suretiyle, hesap hatası yapılarak sonuçta eksik para cezasına hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 30.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçları nedeniyle beraat kararı verildiğinden tebliğnamede bu yönde yapılan eleştiriye iştirak olunmamıştır.
1-08.11.2010 tarihinde geceleyin müştekiye ait işyerinden eşyaların hırsızlandığı, şüphe üzerine yakalanan sanığın öz oğlu ...'ın tüm aşamalarda istikrarlı biçimde işyerine kendisinin tek başına girdiğini, çaldığı eşyaları eve getirdiğini, üvey annesi kızınca eşyaları babası ile birlikte tanık ...'in evine götürdüklerini beyan ettiği; sanığın ise savunmasında hırsızlık yapmadığını, oğlunun öğrenci arkadaşlarından aldığını eşyaları tanığın evine bıraktığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; “Şüpheden sanık yararlanır.” kuralı uyarınca sanık lehine değerlendirme ile, sanık ...'ın eyleminin TCK'nın 165. maddesinde düzenlenen suç eşyasını kabul etme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 143. maddeleri gereğince verilen “2 yıl 4 ay “hapis cezasından, aynı Kanun'un 168/1. maddesi uyarınca (2/3), 39. maddesi gereğince (½) ve 62. maddesi gereğince (1/6) oranında indirim yapıldığında sanığın özgürlüğü bağlayıcı cezasının “3 ay 26 gün” yerine, “3 ay 10 gün” hapis olarak belirlenmesi suretiyle, hesap hatası yapılarak sonuçta eksik para cezasına hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 30.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.