‹ Ana sayfa
Yargıtay 16. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2016/1038 K.2016/4448

Esas No: 2016/1038 · Karar No: 2016/4448 · Karar Tarihi: 27.06.2016
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanıkların trafik güvenliğini tehlikeye sokma, suç üstlenme ve yalan tanıklık suçlarından verilen mahkumiyet kararlarının temyiz incelemesinde ortaya çıkan delillerin ve itirazların değerlendirilmesiyle ilgilidir. (2) Mahkeme, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarını reddederek trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan verilen hükmü onaylarken, suç üstlenme ve yalan tanıklık suçlarından verilen kararları kanuna aykırı bulup bozmuştur.
Mahkemesi: Sulh Ceza Mahkemesi
Suç: Trafik güvenliğini tehlikeye sokma, Suç üstlenme,
Yalan tanıklık
Hüküm: 1-Sanık ... hakkında;
TCK'nın 179/2-3, 62/1, 50/1-a, 52/2-4 maddeleri gereğince mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık ... hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan verilen hükmün temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında suç üstlenme ve sanık ... hakkında yalan tanıklık suçlarından verilen hükümlerin temyiz incelemesinde ise;
Sanıkların yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nın 270. maddesinde tanımlanan suç üstlenme suçunun oluşması için, failin yetkili makamlara gerçeğe aykırı olarak suçu işlediğini veya suça katıldığını bildirmesi ve üstlenilen fiilin de suç oluşturması gerekir. Somut olayda ise; hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkumiyet kararı verilen sanık ...'un alkollü olarak araç ile seyir halinde iken kaza yapması sonrasında alkolsüz olan sanık ...'nın, söz konusu aracı kendisinin kullandığını beyan etmesi diğer sanık ...'ın da aynı doğrultuda beyanda bulunması şeklindeki eyleminin, trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve taksirle yaralama suçunu işleyen diğer sanık ...'ın yargılanmasının engellenmesine imkan sağlamaya yönelik olduğu ve her iki sanığın eyleminin de TCK'nın 283/1. maddesinde tanımlanan suçluyu kayırma suçunu oluşturacağı gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanıklar ... ve ...'un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca uygulanması gerekli olan CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza yönünden kazanılmış hakları gözetilerek hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 27.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?