Yargıtay15. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2014/5639 K.2016/6484
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın yolda yürüyen katılana sahte bir kimlik ve para ihtiyacı gerekçesiyle 600,00 TL dolandırarak geri dönmemesi ve parayı iade etmemesidir; mahkeme, bu eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğunu kabul ederek sanığı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca mahkum etti. Mahkeme ayrıca, hapis cezasının alt sınırından belirlenmiş olsa da adli para cezasını fazla uyguladığını tespit ederek, 30 gün ve 600,00 TL tutarındaki adli para cezasını 5 gün ve 100,00 TL’ye düşürerek kararın düzeltilmesini onayladı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: TCK’nın 157, 52/1-2, 58 ve 53. maddeleri uyarınca mahkûmiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, yolda yürüyen katılana yaklaşarak “Beni tanıdın mı” demesine karşılık tanımadığını belirten katılana bu kez öyle olmadığı halde eşinin akrabası olduğunu, ... ilçesinde aracının kaza yaptığından para gerektiğini, eşinin evinde misafir olduğunu, parayı sabah getireceğini söylemesi üzerine kendisine inanan katılandan 600,00 TL’yi aldıktan sonra uzaklaşarak geri dönmediği gibi parasını da iade etmediği anlaşıldığından, eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanılarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesine istinaden halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, anılan maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasından, sanık hakkında uygulanan adli para cezasına ilişkin sırasıyla “30 gün” ve “600,00 TL" adli para cezası terimlerinin çıkarılarak yerlerine sırasıyla "5 gün" ve “100,00 TL" ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: TCK’nın 157, 52/1-2, 58 ve 53. maddeleri uyarınca mahkûmiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, yolda yürüyen katılana yaklaşarak “Beni tanıdın mı” demesine karşılık tanımadığını belirten katılana bu kez öyle olmadığı halde eşinin akrabası olduğunu, ... ilçesinde aracının kaza yaptığından para gerektiğini, eşinin evinde misafir olduğunu, parayı sabah getireceğini söylemesi üzerine kendisine inanan katılandan 600,00 TL’yi aldıktan sonra uzaklaşarak geri dönmediği gibi parasını da iade etmediği anlaşıldığından, eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanılarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesine istinaden halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, anılan maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasından, sanık hakkında uygulanan adli para cezasına ilişkin sırasıyla “30 gün” ve “600,00 TL" adli para cezası terimlerinin çıkarılarak yerlerine sırasıyla "5 gün" ve “100,00 TL" ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.