Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/3508 K.2012/34799
Özet: Mahkeme, nitelikli dolandırıcılık suçundan dolayı, denetimsiz vuku bulmuş usulsüz kesinleştirmeyi bozmada hükmü bozarak; sanığın eski hale getirme talebini kabul ettikten sonra, 06.03.2003 suç tarihinden itibaren 7 yıl 6 ay geçerlilik süresi dolmuşsa da, 16.04.2012 tarihinde teklif edilen temyiz süresinin geçici olarak geçerli olduğunu kabul ederek, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca, zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesini kararlaştırdı.
MAHKEMESİ: Ağır ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Ceza Genel Kurulunun 12.10.2010 tarihli 1-164-193 sayılı kararında da açıklandığı üzere; mahkemenin istemi üzerine baro tarafından görevlendirilmiş olan zorunlu müdafiinin yüzüne karşı yapılmış olan tefhim, kendisine zorunlu müdafii atandığından haberdar edilmeyen sanık açısından hukuksal sonuç ifade etmediği gibi, temyiz süresini de başlatmayacağından sanığın eski hale getirme talebinin yerinde ve öğrenme tarihi itibariyle temyiz talebinin süresinnde olduğundan kabulü ile, usulsüz kesinleştirme işlemi hukuki dayanaktan yoksun olduğundan kaldırılarak yapılan incelemede;
06.03.2003 olan suç tarihinden temyiz inceleme gününe kadar 765 sayılı TCK’ un 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’ un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’ un 223/8. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 16.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Ceza Genel Kurulunun 12.10.2010 tarihli 1-164-193 sayılı kararında da açıklandığı üzere; mahkemenin istemi üzerine baro tarafından görevlendirilmiş olan zorunlu müdafiinin yüzüne karşı yapılmış olan tefhim, kendisine zorunlu müdafii atandığından haberdar edilmeyen sanık açısından hukuksal sonuç ifade etmediği gibi, temyiz süresini de başlatmayacağından sanığın eski hale getirme talebinin yerinde ve öğrenme tarihi itibariyle temyiz talebinin süresinnde olduğundan kabulü ile, usulsüz kesinleştirme işlemi hukuki dayanaktan yoksun olduğundan kaldırılarak yapılan incelemede;
06.03.2003 olan suç tarihinden temyiz inceleme gününe kadar 765 sayılı TCK’ un 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’ un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’ un 223/8. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 16.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.