Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/4484 K.2012/36264
Özet: Ağır Ceza Mahkemesi, Nitelikli dolandırıcılık suçuyla ilgili mahkumiyet hükmünü tebliğ eksikliği ve başvuru süresi belirsizliği nedeniyle temyiz girişiminin geçersiz sayarak, 7620 sayılı kanun 321. maddesine göre hükmün bozulmasını sağlamakla birlikte, 5271 sayılı CMK 223/8. maddesine dayanarak sürenin dolması nedeniyle kamu davasının dörmesini kararlaştırmıştır.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30.06.2009 gün ve 104/183 sayılı kararında da açıklandığı üzere, kendisine zorunlu müdafii atandığından haberdar olmayan sanığa yokluğunda verilen hükmün usulüne uygun olarak tebliğ olunmadığı, yine hüküm fıkrasında, Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca başvurulacak kanun yolu ile ilgili sürenin başlangıcının ve başvuru şeklinin tereddüte yer bırakmayacak biçimde açıkça gösterilmediği bu nedenle temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilip, yapılan temyiz incelemesinde;
4.5.2000 olan suç tarihinden temyiz inceleme gününe kadar 765 sayılı TCK’ un 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’un 223/8. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 3.5.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30.06.2009 gün ve 104/183 sayılı kararında da açıklandığı üzere, kendisine zorunlu müdafii atandığından haberdar olmayan sanığa yokluğunda verilen hükmün usulüne uygun olarak tebliğ olunmadığı, yine hüküm fıkrasında, Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca başvurulacak kanun yolu ile ilgili sürenin başlangıcının ve başvuru şeklinin tereddüte yer bırakmayacak biçimde açıkça gösterilmediği bu nedenle temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilip, yapılan temyiz incelemesinde;
4.5.2000 olan suç tarihinden temyiz inceleme gününe kadar 765 sayılı TCK’ un 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’un 223/8. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 3.5.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.