Yargıtay15. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/18862 K.2013/3674
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın internet cafeden çıkıp evlerine giderken arkadaşlarına “gelin bakalım lan buraya” diye bağırarak onları yaralaması ve eşyalarına zarar vermesiyle ilgili mala zarar verme ve kasten yaralama suçlarından hüküm getirilmesi konusundaki temyiz itirazlarıdır. (2) Mahkeme, temyiz itirazlarını reddederek mala zarar verme ve kasten yaralama suçlarında sanığı mahkum etti; ayrıca zarar bulunmadığını belirterek 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi uyarınca kararın bozulmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Mala zarar verme, kasten yaralama
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Katılan ...'nun, arkadaşları olan ..., ... ve ... ile birlikte Çan İlçesinde bulunan internet cafeden çıkıp evlerine gittikleri esnada sanık ...'ın katılan ve arkadaşlarına “gelin bakalım lan buraya“ diye bağırdığı, katılan ve arkadaşlarının ise alkollü olması nedeniyle sanığa cevap vermeyip yürümüye devam ettikleri, akabinde sanığın arkadan gelerek katılanı basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde yaraladığı, gözlüğünü kırıp, gömleğini yırtıp, montunun da fermuarını bozduğu olayda, mahkemenin mala zarar verme ve kasten yaralama suçlarının oluştuğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
1-Mala zarar verme suçuna yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre,
sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Kasten yaralama suçuna yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 gün ve 250/13 sayılı kararında açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK'nın 231/6-c madde ve bendinde ön koşul olarak işaret olunan zarar kavramı kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir, ölçülebilir maddi zararlara ilişkin olup manevi zararların bu kapsamda değerlendirilmeyeceği cihetle; somut olayda herhangi bir zararın bulunmadığı gözetilmeden, zarar karşılanmadığından ve şartları oluşmadığından bahisle dosyada mevcut adli sicil kaydına göre sabıkası bulunmayan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.2.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Mala zarar verme, kasten yaralama
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Katılan ...'nun, arkadaşları olan ..., ... ve ... ile birlikte Çan İlçesinde bulunan internet cafeden çıkıp evlerine gittikleri esnada sanık ...'ın katılan ve arkadaşlarına “gelin bakalım lan buraya“ diye bağırdığı, katılan ve arkadaşlarının ise alkollü olması nedeniyle sanığa cevap vermeyip yürümüye devam ettikleri, akabinde sanığın arkadan gelerek katılanı basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde yaraladığı, gözlüğünü kırıp, gömleğini yırtıp, montunun da fermuarını bozduğu olayda, mahkemenin mala zarar verme ve kasten yaralama suçlarının oluştuğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
1-Mala zarar verme suçuna yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre,
sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Kasten yaralama suçuna yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 gün ve 250/13 sayılı kararında açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK'nın 231/6-c madde ve bendinde ön koşul olarak işaret olunan zarar kavramı kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir, ölçülebilir maddi zararlara ilişkin olup manevi zararların bu kapsamda değerlendirilmeyeceği cihetle; somut olayda herhangi bir zararın bulunmadığı gözetilmeden, zarar karşılanmadığından ve şartları oluşmadığından bahisle dosyada mevcut adli sicil kaydına göre sabıkası bulunmayan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.2.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.