‹ Ana sayfa
Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/18138 K.2014/11713

Esas No: 2012/18138 · Karar No: 2014/11713 · Karar Tarihi: 11.06.2014
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanıkların bir araya gelerek satış için pazara götürdükleri aracın peşin bedeli ve senet üzerinden yapılan hileli ödemelerle dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığıdır. (2) Mahkeme, sanıkların eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğunu kabul ederek mahkumiyet kararı verdi ve kararın bazı usul hatalarını düzelterek yeniden onayladı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık

HÜKÜM: Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

Birlikte hareket eden sanıklardan ...’ın, katılan ...'un satış için pazara götürdüğü aracı 3000 TL peşin, 500 TL'lik senet vermek suretiyle satın alma hususunda anlaştığı, satış için notere gidildiğinde 3000 TL peşin ve kalan kısım için, katılan lehine 500 TL'lik senet düzenleyerek katılana verdiği, sanık ...'ın senedi, katılandan bakmak için aldığı, bu arada noter satışı gerçekleştiği, sanık ...'ın senedi katılana iade etmeyerek, hükmü temyiz etmeyen sanık ...'e verdiği, sanık ...’ın da senet bedelini ...'e ödediği gerekçesiyle katılana ödemediği anlaşılan olayda; sanıkların eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak,
Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53/4. maddesi hükmüne aykırı olarak aynı maddenin 1., 2. ve 3. fıkralarının uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkralarından 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün tamamen çıkartılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?