Yargıtay15. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/11380 K.2012/46539
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın katılanın aracına tekme atarak mala zarar vermesiyle ilgili olarak, mağdurun şikayeti ve davaya katılma isteği üzerinden mahkemenin kararını tartışmasıdır; (2) Mahkeme, olayın “fiilin haksızlık içeriğinin azlığı” nedeniyle CMK 223/4-d maddesine göre yazılı ceza verilmesine yer olmadığına hükmederek, sanığı mala zarar verme suçundan mahkum etmemiş ve kararını 5320 Sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi uyarınca 1412 Sayılı CMUK’nun 321. maddesine göre “bozulma” olarak sınıflandırmıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Mala Zarar Verme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
CMK'nın 234/5-6, 231 ve 260.maddelerinde, suçtan zarar gören mağdurun kovuşturma evresinde kamu davasına katılma ve davaya katılmış olma koşuluyla kurulan hükme karşı kanun yoluna başvurma hakları olduğu belirtilip, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikayetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilecekleri, ve katılan sıfatını almış olanların kanun yollarına başvurabilecekleri hususları ile hiçbir aşamada şikayetten vazgeçmeyen müştekinin kovuşturma evresinde davaya katılmasını engelleyen herhangi bir yasa hükmü bulunmadığı hususu dikkate alındığında; mağdur ...'in 28/05/2010 günlü oturumda sanıktan şikayetçi olduğunu belirtmekle beraber davaya katılmak istemediğini belirtmesine rağmen daha sonra, 04/06/2010 günlü oturumda katılma istemi üzerine mahkemece verilen katılma kararında ve bu sıfatla hükmü temyiz etmesinde yasaya aykırılık görülmediğinden tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Katılan ...'in sanığın eniştesi olduğu, sanığın zaman zaman katılanın evine giderek kaldığı, sanığın yine katılanın evinde kalmak için gittiği ancak katılan ile tartıştıkları bu sebeple eşyalarını alarak evden çıktığı ve evin önünde park halinde bulunan katılana ait .... plakalı otomobilin çamurluğuna tekme atarak zarar verdiği, bu şekilde mala zarar verme suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
Dosya kapsamına, oluşa, sanık savunmasına ve 11/11/2009 tarihli olay yeri görgü tespit tutanağı ve 18/11/2009 tarihli takdiri kıymet tutanağı içeriklerine göre, sanığın, katılan ile arasında geçen tartışma sonucu sinirlenerek, evin önünde park halinde bulunan katılanın aracına tekme ile vurarak zarar verdiğinin anlaşılması karşısında, mala zarar verme suçundan mahkumiyeti gerektiği gözetilmeden, "fiilin haksızlık içeriğinin azlığı" gerekçesiyle olayda uygulama yeri bulunmayan CMK'nın 223/4-d maddesi gereğince yazılı şekilde ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer C. Savcısının ve katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA 27.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Mala Zarar Verme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
CMK'nın 234/5-6, 231 ve 260.maddelerinde, suçtan zarar gören mağdurun kovuşturma evresinde kamu davasına katılma ve davaya katılmış olma koşuluyla kurulan hükme karşı kanun yoluna başvurma hakları olduğu belirtilip, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikayetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilecekleri, ve katılan sıfatını almış olanların kanun yollarına başvurabilecekleri hususları ile hiçbir aşamada şikayetten vazgeçmeyen müştekinin kovuşturma evresinde davaya katılmasını engelleyen herhangi bir yasa hükmü bulunmadığı hususu dikkate alındığında; mağdur ...'in 28/05/2010 günlü oturumda sanıktan şikayetçi olduğunu belirtmekle beraber davaya katılmak istemediğini belirtmesine rağmen daha sonra, 04/06/2010 günlü oturumda katılma istemi üzerine mahkemece verilen katılma kararında ve bu sıfatla hükmü temyiz etmesinde yasaya aykırılık görülmediğinden tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Katılan ...'in sanığın eniştesi olduğu, sanığın zaman zaman katılanın evine giderek kaldığı, sanığın yine katılanın evinde kalmak için gittiği ancak katılan ile tartıştıkları bu sebeple eşyalarını alarak evden çıktığı ve evin önünde park halinde bulunan katılana ait .... plakalı otomobilin çamurluğuna tekme atarak zarar verdiği, bu şekilde mala zarar verme suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
Dosya kapsamına, oluşa, sanık savunmasına ve 11/11/2009 tarihli olay yeri görgü tespit tutanağı ve 18/11/2009 tarihli takdiri kıymet tutanağı içeriklerine göre, sanığın, katılan ile arasında geçen tartışma sonucu sinirlenerek, evin önünde park halinde bulunan katılanın aracına tekme ile vurarak zarar verdiğinin anlaşılması karşısında, mala zarar verme suçundan mahkumiyeti gerektiği gözetilmeden, "fiilin haksızlık içeriğinin azlığı" gerekçesiyle olayda uygulama yeri bulunmayan CMK'nın 223/4-d maddesi gereğince yazılı şekilde ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer C. Savcısının ve katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA 27.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.