‹ Ana sayfa
Yargıtay15. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/17882 K.2012/41368

Esas No: 2011/17882 · Karar No: 2012/41368 · Karar Tarihi: 17.09.2012
Özet: (1) Sanıkların sahte nüfus cüzdanları ve kimlik bilgileri kullanarak bankalardan kredi çekmek amacıyla dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia edildi; (2) Ağır Ceza Mahkemesi, sanıkları hem dolandırıcılık hem de resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkum etti.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

HÜKÜM: Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanıklar haklarında dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde,
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.

Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır .Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.

Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

Somut olayda; sanıkların önceden aralarında fikir ve irade birliği içinde hareket ederek, sanık ...'in ... ve sanık ...”ün ise ... adlarına, bu kişilerin kimlik bilgileri kullanılarak kendi fotoğrafları yapıştırılmış şekilde sahte oluşturulan nüfus cüzdanlarını kullanarak hazırladıkları evraklarla katılan bankalardan kredi talebinde bulundukları, iddiasıyla açılan davada ...'a karşı eylemlerin teşebbüs aşamasında kalıp, diğer dört bankaya karşı işlenen eylemlerde kredilerin alındığı ve suçun tamamlandığı sanıkların eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Sanıkların katılan bankalardan aldıkları kredilerin tutarı ile verilen zararın miktarı karşısında, 5237 Sayılı TCK'nuna göre kurulan hükümlerde aynı kanunun 61. maddesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhte temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ... ile sanık ... müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, atılı suçtan kurulan mahkumiyet hükümlerinin ONANMASINA,
2- Sanıklar haklarında resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde,
Sanıkların gerçeğe aykırı belgelerle kredi çekebilmek için önceden birlikte düzenleyip hazırladıkları sahte belgeleri, değişik zamarlarda katılan bankalara vermek suretiyle gerçekleştiği kabul edilen eylemlerinde, teselsül eden sahtecilikten TCK'nın 204/1, 43.maddelerine göre uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde her bir bankaya karşı ayrı sahtecilik suçu oluştuğunun kabulü ile hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?