‹ Ana sayfa
Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/16482 K.2012/42452

Esas No: 2011/16482 · Karar No: 2012/42452 · Karar Tarihi: 01.10.2012
Özet: (1) Sanık, işyeri sahibi olarak kendisini tanıtarak şikayetçiden 250 TL ve ardından 200 TL para göndererek bankayı aracı kılma yoluyla dolandırıcılık yapmaya çalıştı; (2) Mahkeme, bu eylemin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğunu belirterek sanığı mahkum etti.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık

HÜKÜM: Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.

Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.

Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın, işyeri sahibi olan ...’nu arayarak kendisini ... olarak tanıttıktan sonra, amcasının oğlunun hastaneye kaldırıldığını, bu nedenle 250 TL. paraya ihtiyacı olduğunu belirterek bu parayı Akbank Kaleiçi şubesindeki hesabına göndermesini istediği, daha öncesinden ...’i tanıyan şikayetçinin istenilen parayı ilgili banka hesabına gönderdiği, ertesi gün şikayetçiyi tekrar arayarak bu kez 200 TL. para göndermesini istediği, bu parayı da gönderen şikayetçinin, ...’i arayarak istediği parayı gönderdiğini söylemesi üzerine durumun ortaya çıktığı, böylelikle eyleminin zincirleme şekilde bankayı aracı kılmak suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğundan bahisle açılan kamu davasında hilenin gerçekleşmesinde ödeme aracı durumunda bulunan bankanın rolünün bulunmadığı ve maddi bir varlığının da kullanılmadığı, hilenin kullanılmasından sonra paranın banka aracılığıyla sanığa gönderildiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nın 157. maddesinde yer alan basit dolandırıcılık suçunun oluştuğu gözetilmeden, bankanın araç olarak kullanıldığından bahisle aynı kanunun 158/1-f- son maddesi gereğince uygulama yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?