Yargıtay15. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/15315 K.2012/40544
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın motosikletin arızasını giderdikten sonra şikayetçinin mülkiyetine ait olan motosikleti geri vermemesiyle güveni kötüye kullanma suçunun oluşup oluşmadığıdır; mahkeme, sanığın eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu oluşturduğunu kabul ederek 5237 sayılı TCK’nın 58/7. maddesine göre mükerrir infaz rejimi ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda;
Sanığın, daha öncesinde abisinin yanında motosiklet tamirciliği yapmış olmasından dolayı kendisini bu şekilde tanıyan şikayetçinin yanına gittiği, sohbet sırasında şikayetçinin sanığa motosikletinin arızalı olduğunu ve tamir etmesini söylemesi üzerine, sanığın motosikletin arızasını giderdikten sonra deneme sürüşü yapacağını belirterek oradan uzaklaştığı ve bir daha geri dönmediği, motosikletin şikayet üzerine güvenlik görevlilerince ele geçirildiği anlaşıldığından, eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 58/7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün CMUK.un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, bu husus yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, 5237 sayılı TCK.nın 58. maddesinin uygulanmasıyla ilgili bölümde yer alan “cezanın infazından sonra" ibaresinin devamı olan "takdiren 2 yıl 1 ay" ibaresi çıkarılmak suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda;
Sanığın, daha öncesinde abisinin yanında motosiklet tamirciliği yapmış olmasından dolayı kendisini bu şekilde tanıyan şikayetçinin yanına gittiği, sohbet sırasında şikayetçinin sanığa motosikletinin arızalı olduğunu ve tamir etmesini söylemesi üzerine, sanığın motosikletin arızasını giderdikten sonra deneme sürüşü yapacağını belirterek oradan uzaklaştığı ve bir daha geri dönmediği, motosikletin şikayet üzerine güvenlik görevlilerince ele geçirildiği anlaşıldığından, eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 58/7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün CMUK.un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, bu husus yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, 5237 sayılı TCK.nın 58. maddesinin uygulanmasıyla ilgili bölümde yer alan “cezanın infazından sonra" ibaresinin devamı olan "takdiren 2 yıl 1 ay" ibaresi çıkarılmak suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.