Yargıtay15. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/14435 K.2012/1130
Özet: Uyuşmazlık, sanığın dolandırıcılık suçundan dolayı Adana Ziraat Bankası'ndan para çekmesi ve ilgili hukuki yaptırımların uygulanması konusundaki temyiz itirazlarıdır; mahkeme, sanığın hapis cezasını asgari hadeden belirleyerek ve adli para cezalarını hatalı hesaplayarak karar vermiştir. Mahkeme kararı, 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi uyarınca 1412 sayılı CMUK’un 321 maddesine göre bozulmuş ve temyiz başvurusu kabul edilmiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık müdafii ile katılan vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir ancak;
1-Sanığın, Adana Ziraat Bankası Özel İşlem Merkezi Şubesinden en son para çekmiş olduğu 21.12.2005 tarihinin suç tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden 31.12.2004 gününün suç tarihi olarak belirlenmesi,
2-Sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 158/1-e maddesi uyarınca "suçun işleniş özellikleri, sanığın kişiliği ve kastının ağırlığı nazara alınarak taktiren ve teşdiden" denilmek suretiyle anılan maddenin kanundaki yaptırımının asgari hadden uzaklaşılarak tayin olunması gerektiği kabul edildiği halde hapis cezasının asgari hadden tayin edilmesi,
3- TCK.nun 52.maddesi uyarınca, aynı Yasanın 158/1-son fıkra hükmüne göre iki katından az olmayacak şekilde temel adli para cezası gün olarak belirlendikten sonra, aynı yasanın 61/8.madde ve fıkrası hükmü uyarınca cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik artırım ve indirimlerin gün üzerinden yapılarak belirlenen sonuç gün ile sanığın 1 gün karşılığı ödeyebileceği miktar (20-100 TL) çarpılarak adli para cezasının bulunması gerekirken; sanığın elde ettiği haksız menfaat 9.035 TL olduğu halde hükümde TCK.nun 158-1-son maddesi gereğince hükmolunacak adli para cezasının 15.000 TL olarak karar verilmesi,
4-Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 16.12.2008 gün ve 2008/5-146-235 sayılı kararında açıklandığı üzere; 5237 sayılı TCK.nun 55.maddesi gereğince "kazanç müsaderesinin" ancak suçun işlenmesi ile elde edilen veya suçun konusunu oluşturan ya da suçun işlenmesi için sağlanan maddi menfaatler ile bunların değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazançlar olduğu takdirde ve bu kazançların suçun mağduruna iade edilememesi halinde mümkün olup, suçun mağdurunun belli olması ve maddi menfaatin mağdura iade edilememe koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 55/2.maddesi uyarınca kazanç müsaderesine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
5-5237 Sayılı Yasanın 53.maddesinin 1.fıkrasının c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarına ilişkin hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3.fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yarinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık müdafii ile katılan vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir ancak;
1-Sanığın, Adana Ziraat Bankası Özel İşlem Merkezi Şubesinden en son para çekmiş olduğu 21.12.2005 tarihinin suç tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden 31.12.2004 gününün suç tarihi olarak belirlenmesi,
2-Sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 158/1-e maddesi uyarınca "suçun işleniş özellikleri, sanığın kişiliği ve kastının ağırlığı nazara alınarak taktiren ve teşdiden" denilmek suretiyle anılan maddenin kanundaki yaptırımının asgari hadden uzaklaşılarak tayin olunması gerektiği kabul edildiği halde hapis cezasının asgari hadden tayin edilmesi,
3- TCK.nun 52.maddesi uyarınca, aynı Yasanın 158/1-son fıkra hükmüne göre iki katından az olmayacak şekilde temel adli para cezası gün olarak belirlendikten sonra, aynı yasanın 61/8.madde ve fıkrası hükmü uyarınca cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik artırım ve indirimlerin gün üzerinden yapılarak belirlenen sonuç gün ile sanığın 1 gün karşılığı ödeyebileceği miktar (20-100 TL) çarpılarak adli para cezasının bulunması gerekirken; sanığın elde ettiği haksız menfaat 9.035 TL olduğu halde hükümde TCK.nun 158-1-son maddesi gereğince hükmolunacak adli para cezasının 15.000 TL olarak karar verilmesi,
4-Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 16.12.2008 gün ve 2008/5-146-235 sayılı kararında açıklandığı üzere; 5237 sayılı TCK.nun 55.maddesi gereğince "kazanç müsaderesinin" ancak suçun işlenmesi ile elde edilen veya suçun konusunu oluşturan ya da suçun işlenmesi için sağlanan maddi menfaatler ile bunların değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazançlar olduğu takdirde ve bu kazançların suçun mağduruna iade edilememesi halinde mümkün olup, suçun mağdurunun belli olması ve maddi menfaatin mağdura iade edilememe koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 55/2.maddesi uyarınca kazanç müsaderesine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
5-5237 Sayılı Yasanın 53.maddesinin 1.fıkrasının c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarına ilişkin hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3.fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yarinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.